Sağlık Bakanlığı'nın, Alaattin Çakıcı'yla ilgili açıklama yapan MHP lideri Devlet Bahçeli'ye verdiği yanıt, MHP'yi kızdırdı.

A+A

Sağlık Bakanlığı, 'Alaattin Çakıcı'ya sınırsız ziyaret izni' başlığıyla çıkan haberlere ilişkin, daha önce başlatılan incelemelerin ardından 23 sağlık personelinin gözaltına alınması üzerine önceki gün iki müfettişin daha görevlendirilerek kapsamın genişletildiğini, bu esnada Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekim Vekili, Başhekim Yardımcısı ile İdari ve Mali İşler Müdürününgörevlerinden alındığını duyurmuştu.

Ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Türkiye yönetiminin tek sorunu Çakıcı olmasa gerek. Alaattin Çakıcı'ya verilen sağlık raporu hakkındaki kuşkular bugüne kadar pekala Sağlık Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılabilirdi' demişti.

Sonrasında Sağlık Bakanlığı, Çakıcı'nın durumu ile ilgili olarak açıklama yayınladı. Sağlık Bakanlığı açıklamasında, 'Bakanlığımız konuyu hassasiyetle takip etmekte olup sorumluluğunun bilincinde olarak gerekli iş ve işlemleri kuşkuya mahal bırakmayacak şekilde tesis etmiştir. Bundan sonra da üzerine düşeni eksiksiz yerine getirecektir' ifadelerini kullandı.

Aynı açıklamada 'Söz konusu haberlerde yer alan 'Bakanlığımızın düzenlenen bir sağlık raporuyla ilgili kuşkuları gidermediği” yönündeki ifadeler ise gelişmelerle ilgili yeterli bilgiye ulaşılamamış olmasından kaynaklandığını düşündürmektedir' denildi.

Bunun üzerine MHP Genel Merkezi, yazılı açıklamayla Sağlık Bakanlığı'ndan gelen yanıta tepki gösterdi.

Açıklamanın satırbaşları şöyle:

'Damdan düşenin hâlinden damdan düşen anlar” misali, mensuplarının önemli bir kısmı yıllarca damlara tıkıldığı için damda yatanların hâlini iyi bilen MHP; Türk toplumunun bir parçası olan kader mahkûmlarıyla da bu yüzden içtenlikle ilgilenmiştir.

Bu hususta bir yasa teklifi hazırlanmakta oluşu da MHP’nin bahse konu ilkeleri ve hassasiyetleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Sayın Genel Başkanımızın son dönemde Alaattin Çakıcı konusuna gösterdiği insani ilgi ve itina da bu doğrultuda mütalaa edilmelidir.

Genel Başkanımızın son olarak Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesindeki çok sayıda gözaltı sonrasında, “Ülkemizde çok yönlü sosyal, siyasal ve ekonomik sorunların yoğunlaştığı ve derinleştiği bu süreçte Türkiye’nin ve yönetiminin tek sorunu Sayın Alaattin Çakıcı olmasa gerektir. Alaattin Çakıcı hakkında daha önce verilen sağlık raporuyla ilgili kuşkular Sağlık Bakanlığınca bugüne kadar incelenerek pekâlâ sonuca ulaştırılabilirdi” diye konuşmuştur.

Bunu çok sayıda tutuklama takip etmiş, arkasından da Sağlık Bakanlığının Sayın Genel Başkanımızın beyanlarına yönelik acil ve acemi bir üslupla hazırlanmış cevabı gelmiştir.

Bakanlık açıklamasında, mesele mecrasından saptırılarak isim verilmeden Sayın Devlet Bahçeli eleştirilmekte ve değerlendirmelerinin de “gelişmelerle ilgili yeterli bilgiye ulaşılamamış olmasından kaynaklandığı” öne sürülmüştür.

Sayın Devlet Bahçeli’nin bahse konu açıklamasına durup düşünmeden, iyice araştırılmadan Sağlık Bakanlığınca alelacele verilen bu cevaptaki sorunlu ve seviyesiz üslup; fevkalade rahatsız edici bulunmuştur.

Sayın Genel Başkanımızın bir süredir ısrarla kamuoyuna aksettirdiği uyarıcı mahiyetteki görüşlerinin seçkin devlet geleneklerimiz yok sayılarak Sağlık Bakanlığı tarafından alelade birinin açıklamasıymışçasına saygı ve ölçülerine dikkat edilmeden mütalaa edilmesi, kabul edilemez.

MHP olarak aşağıdaki soruları sorma ihtiyacı duyuyoruz:

Sayın Genel Başkanımızın hemen her konuda olduğu gibi adaletin tecellisine, mahkûmiyetlerin zulme, hoyratlığa, kasti eziyete ve mağduriyete dönüşmemesine yönelik çabaları neden başından beri görmezden gelinmektedir?

Durumdan vazife çıkaranlarla fırsatı değerlendirenler bir araya gelmiş Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yerleşme sürecinin yarattığı boşluktan bilistifade yetki ve nüfuz istismarıyla güç gösterisi yapanlar mı bulunmaktadır?

Sayın Cumhurbaşkanı’nın Cumhur İttifakı konusunda gösterdiği fevkalade hassasiyete ve yerel seçimlerde de ittifak ruhuyla hareket edilebileceğine dair beyanlarına rağmen, bundan rahatsız olan bazı çevreler birtakım dolaplar döndürme hevesine mi kapılmışlardır?

Türkiye’nin bunca derdi varken, Alaattin Çakıcı konusunun hayat memat ve prestij meselesi, kavga vasıtası hâline getirilmesi ne anlama gelmektedir?

MHP’nin millet vicdanından beslenen siyasi müessiriyeti ve özgül ağırlığı kimleri neden rahatsız etmiştir ve etmektedir?

Bir maksada mebni olduğunu düşündüren bu tutum ve vaziyet, partimize dönük ince bir mesaj mı taşımaktadır?

Alaattin Çakıcı konusuna gösterilen özenin, FETÖ’nün siyasi ayağı konusunda da izhar edilmesini beklemek hakkımızdır.

Biz, olanca hüsnüniyetimiz ve samimiyetimizle bu konunun üzerine gitmeye devam edeceğiz.

MHP’nin kimseye diyet borcu mecburiyeti yoktur.

Cumhur İttifakı bir koalisyon değildir ve millî mutabakat ruhuna dayalı bir demokratik protokoldür.

Bu protokolün ruhunu zedeleyenler, ona gereken içtenliği göstermeyenler bilmelidir ki MHP; fedakârlığının ve hoşgörüsünün istismar edilmesine izin vermeyecektir.

Türkiye’nin uğraşacak bunca meselesi varken MHP’nin hassasiyetleri üzerinden kriz ve anlaşmazlık üretmeye çabalamak, ayağına kurşun sıkmaktır.

Bu böyle bilinmelidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.'