Ayakta Uyuyan Vatanseverler…
Evet Atatürk, Fatih Sultan Mehmet için, “BÜYÜK ADAMDI BÜYÜK…” demiştir her seferinde….
Kimilerimiz nasıl da ayakta uyuyoruz, kısır ideoljik tartışmalar içinde…. Nasıl da en büyük değerlerimizi “yobaza” “liboşa” kaptırıyoruz gündüz düşleri görürken….
Bir taraftan “aydın”, “çağdaş”, “vatansever”, “ulusalcı” ve ATATÜRKÇÜ geçinirken diğer taraftan en büyük ulusal değerlerimizi hiç haketmeyen insanların salyalı ağızlarına, kirli ellerine, örümcek kafalarına emanet ediyoruz….Sahip çıkmamız gereken “ulusal değerlerimizi” anlaşılmaz bir mantıkla YOBAZA, İŞBİRLİKÇİYE, DİN BEZİRGANINA hediye ediyoruz….
Bunu yaparken de:
Sorsanız ULUSALCIYIZ ama bu ulusu, bu ulusun değerlerini tanımıyoruz, ATATÜRKÇÜYÜZ ama Atatürk’ü bilmiyoruz….
Farkında olmadan karşımızdaki cahil kitlenin, cehaletine yenik düşüyoruz….
Sözü nereye mi getireceğim?
Biz ulusalcı, Atatürkçü vatanseverlerin Osmanlı Tarihini ve bu tarihin değerlerini artık YOBAZA bırakmaktan vazgeçemeleri gerektiği noktasına getireceğim…..
Fatih’e Sahip Çıkmak
Bugün 29 Mayıs….
İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildiği günün yıldönümü….
“BİZE NE OSMANLI’DAN FATİH’TEN” diyerek bu kutlamalara tepki gösteriyor, kızıyoruz….

7000 yıllık Türk Tarihi’nin “hatalarıyla-sevaplarıyla” önemli bir parçası olan Osmanlı’ya ve Osmanlı’nın sembol isimlerinden FATİH SULTAN MEHMET’E daha fazla kafa yormamız, hataları, yanlışları eleştirdikten sonra özellikle FATİH’E sahip çıkmamız gerekmiyor mu?

Atatürk’ün Osmanlısı
Bakın dostlar….
ATATÜRK aynen böyle yapmıştı…. Hataları, yanlışları, eksikjleri, ortaya koyduktan sonra Osmanlının özellikle “bilimsel” “kültürel” ve “sanatsal” değerlerine ve bu değerleri yaratan kişilerine sahip çıkmıştı…. Lütfen Atatürk döneminde yazılan LİSE TARİH KİTAPLARINA ve TÜRK TARİHİ’NİN ANA HATIRALARI adlı kitaba bakınız. Orada evet Osmanlı’nın dışa bağımlılığı, zaman içinde akıl ve bilimden uzaklaşması ve Türklerin ihmal edilmesi konuları eleştirilmiştir, ama Osmanlı sanatına, blimine sahip çıkılmıştır…
Türkiye’de gerçek anlamda Osmanlı Tarihi araştırmalarını başlatan bizzat Atatürk’tür. Atatürk, Cenevre’de Tarih doktorası yapan manevi kızı Afet İnan’a Osmanlı Tarihi’yle ilgilenmesini, özellikle ünlü Osmanlı denizcisi ve bilim insanı Piri Reis hakkında araştırmalar yapmasını önermiştir. Bu doğrultuda Piri Reis hakkındaki ilk kapsamlı çalışma Afet İnan tarafından yapılmıştır….

Atatürk .Timur, Cengiz, Yıldırım, Fatih ve Hz. Muhammed’e hayranlık beslemiştir…

Yıldırım Bayazit için; “Birgün ressamlar kahramanlık simasını kaybederlerse Yıldırım’ın şahsında bulabilirler” demiştir.

V. Murat’ın Çırağan Sarayı’nda göz altında tutulması ve öldüğünde cenazesinin sönük bir törenle kaldırılmasına üzülmüş ve “YAZIK ÇOK YAZIK! BİR PADİŞAHIN CENAZESİ BÖYLE Mİ KALDIRILIR*” demiştir.

Atatürk Osmanlı padişahlarından en çok FATİH’TEN övgüyle söz etmiştir.Fatih’in adı geçince, “BÜYÜK ADAMDI BÜYÜK” dediğine tanık olanlar çoktur….

Atatürk, Rumeli Hisarı’na ya da İstanbul’da uygun bir yere bir de FATİH HEYKELİ yapılmasını istemiş, bu konuda mahiyetindekilere emir vermiştir.

Atatürk ve Fatih Sultan Mehmet İlişkisi
Peki ama Atatürk’ü Fatih’e yaklaştıran nedir?
İşte bugün FATİH’E sahip çıkan YOBAZIN işine gelmeyecek o gerçekler; Atatürk’ün Fatih Sultan Mehmet’ten övgüyle bahsetmesinin belli başlı nedenleri:
1. Fatih sadece bir devlet adamı ve komutan değil, aynı zamanda çok sayıda kitap okuyan bir düşünürdür.Fatih’in okuduğu kitaplar arasında HOMEROS’UN İLYADA VE ODESSA destanının Latince nüshası da vardır.
2. Fatih, adeta çağını aşarak, dünyayı daha iyi anlamak için tam 7 dil öğrenmiştir. Bu amaçla Rönesans İtalya’sından Latince öğrenmek için iki hoca getirtmiştir.
3. Fatih, sanata ve estetiğe meraklı bir hükümdardır. Bu amaçla yine Rönesans İtalyası’ndan davet ettiği İtalyan Ressam Bellini’ye bir portresini çizdirmiş, dahası saraya çağırdığı heykeltraşlara İLK OSMANLI HEYKELLERİNİ yaptırmıştır. Ancak “tutucu” ulemenın baskısı yüzünden bu heykeleri sarayın bahçesinden kaldırtmak zorunda kalmıştır.
4. Fatih, bilime, kültüre ve özellikle eğitime büyük önem vermiş, bu amaçla İstanbul’da birkaç kütüphane ve bir yüksek okul (şimdiki İstanbul Üniveriste’sinin temeli olan) SAHNI SEMAN MEDRESELERİ’ni kurdurmuştur. Bu medresede MATEMATİK, GEOMETRİ, KİMYA, ASTRONOMİ dersleri de okutulmuştur.
5. Fatih, Osmanlı’da görülmemiş bir biçimde ANTİK TARİHLE İLGİLENMİŞ, İLYADA VE ODESSA’YI OKUDUKTAN SONRA burada anlatılan TRUVA SAVAŞI’NDAN etkilenerek, Çanakkale’ye gitmiş ve Truva harabelerinde “İSTANBUL’U FETEDEREK TRUVALI KAHRAMAN HEKTOR’UN ÖCÜNÜ ALDIM” diye kurban kesmiştir. Dahası kendilerini Truvalıların soyundan gelme olarak gören İtalyanlara hitaben PAPA II. PİUS’A “İkimiz de Truvalıyız” diye bir mektup yazmıştır…. (Atatürk de benzer bir şekilde Sakarya Savşı’ndan sonra HEKTROUN İNTİKAMINI ALDIM demiş ve Truva araştırmalarına sahip çıkmış, yazdırdığı tarih kitaplarında Truvalıların Türklerle akraba olduklarını belirtmiştir. )
6. Fatih, İstanbul’u fetetmek için de BİLİM den yararlanmıştır. Macar Urban Ustayı çağırıp dev toplar döktürmesi, fetih planlarını bizzat hazılaması, gemileri karadan kaydırmayı akıl etmesi, onun bugünün DİNCİ POLİTİKACILARI GİBİ İŞİNİ KURU KURUYA BİR “TEVEKKÜLE” BIRAKMADIĞINI, çağının bilimsel imkanlarından yararlandığını, akılcı stratejiler geliştirdiğini göstermektedir.
Atatürk’ün dediği gibi, İstanbul’un fethinin ardında HURAFE değil AKIL ve Bilim vardır.
ATATÜRK’ÜN NEDEN FATİH’E SAHİP ÇIKTIĞI ŞİMDİ ANLAŞILMIŞTIR SANIRIM….
Fatih Sultan Mehmet Yobaza Bırakılamayacak Kadar Önemlidir

Bilime, sanata, kültüre, önem veren, “aklını” kullanan FATİH SULTAN MEHMET YOBAZA BIRAKILAMAYACAK KADAR ÖNEMLİ BİR TARİHSEL DEĞERDİR….
Kimseyi suçlamayın, tek suçlu biziz. Biz; aydın, çağdaş, ulusalcı, Atatürkçü vatanseverler…. Araştırıp, öğrenmeden, kısır ideolojik kavgalarla tarihimizin en büyük değerini YOBAZA, İŞŞBİRLİKÇİYE bırakmışız…
Ama artık uyanma zamanıdır…
ATATÜRK’ÜN yaptığı gibi HZ. MUHAMMED’E, PİRİ REİS’E, MEVLANA’YA, TÜMUR’A ve özellikle FATİH SULTAN MEHMET’E sahip çıkmalıyız….

Tarih Yazımında ABD Parmağı

OSMANLI TARİHİNİ SADECE BİR SAVAŞ VE FETİH TARİHİNE İNDİRGEYEN; 1950′LERDE TÜRK MİLLİ EĞİTİMİNDE GÖREV YAPAN ABD’Lİ UZMANLARDAN OLUŞAN FULBRAYT KOMİSYONU’DUR.

Soğuk savaş döneminde Komünizm tehlikesine karşı TÜRKİYE’Yİ kalkan olarak kullanmak isteyen ABD, Türk Milli Eğitimi’ni ele geçirmek ve tarih eğitimine şekil vermek için 9 kişiden oluşan bir komisyon kurmuştur. Bu komisyondaki üyelirin 4′ü ABD’li 4′ü Türk’tür. Oylamada eşitlik olunca Türkiye’deki ABD Büyükelçisi de oy kullanma hakkına sahiptir…. İşte bu komisyon DP döneminde ATATÜRK’ÜN HAZIRLATTIĞI TARİH KİTAPLARINI DEĞİŞTİRMİŞ VE OSMANLI TARİHİNİ SADECE BİR SAVAŞ-FETİH TARİHİNE İNDİRGEYEN “IRKÇI” VE “DİNCİ” YENİ TARİH KİTAPLARI HAZIRLATMIŞTIR. ABD’nin amacı “Atalarının savaşçılığıyla motive olan Türk gençlerinden” Mehmetçik’ten savaş meydanlarında yararlanmaktır…. Böyle de olmuştur. Bilindiği gibi ABD çıkarları doğrıultusunda Mehmetçik Kore’de can vermiştir…

İşte artık bu ABD oyununu bozmalı ve yeniden Osmanlı kültürüne uygarlığına, FATİH’e sahip çıkmalıyız….