Castro, 19601970 yılları arasında işçi mahallesinden eşcinsel mahallesine dönüşmüş bir yer. California eyaletinde LGBT’nin merkezi de diyebiliriz.

METEHAN ŞAHİN KARATAŞ

San Francisco’ya öğrenci olarak geldiğim ilk günlerde okulumuzun diğer uluslararası öğrencileri ile beraber Castro mahallesine geziye getirilmiştik. Castro 19601970 yılları arasında işçi mahallesinden eşcinsel mahallesine dönüşmüş bir yer. California eyaletinde LGBT’nin merkezi de diyebiliriz. LGBT derneklerinin, hukuk bürolarının, LGBT üyelerine ücretsiz hastalık testi yapılan sağlık merkezlerinin olduğu ve tabii LGBT’lilerin yaşadığı bir mahalle. Metroda Castro durağında inip kafanızı kaldırdığınız andan itibaren direklerde, evlerde, restaurantların camlarında, kaldırımlarda LGBT simgesi olan gökkuşağı bayrakları görüyorsunuz. Buraya kadar olan kısım işin turistik, renkli tarafı. Yaklaşık 1 yıldır burada bulunan bir öğrenci olarak LGBT’nin ve taraftarlarının ‘’cinsel tercih özgürlüğü’’ dedikleri şeyin hayata olan yansımasını kendi gözlemlerimle aktarmaya çalışacağım.

GİYİNMEME ÖZGÜRLÜĞÜ

Burada, sokakta çıplak gezen, yalnızca cinsel organlarına kurdele bağlayan insanları sıklıkla görebilirsiniz. Onlar için kıyafet denilen şey insanı kendi doğasından uzak tutuyor. İlk yaşam biçimimize dönüp doğa ile özdeşleşmemiz gerekiyor. Modern dönemin ürünü olan nesneleri kullanıyorlar ancak sokakta yürürken ilk insanlar gibi çıplak olmak istiyorlar. Mesela kahve sırası beklerken, tam arkamızda cinsel organı sallanan çıplak bir adamdan rahatsız olduğumuzu belirtirsek onların, yaşam ve düşünce özgürlüğüne saygısızlık etmiş oluyoruz. İlk insanlar gibi yaşamak isteyen bu çevrenin Starbucks’a gelip kahve sırası beklemesi de işin diğer ilginç yanı. Gezi sonrası okula döndüğümüzde ‘’orada bir çocuk bu insanları görürse psikolojisi bozulabilir, bu korkunç bir durum’’ dediğim zaman sınıf öğretmenimiz ‘’bu belki Irak’da korkunç olabilir ama burası için geçerli değil.’’ demişti. Yani bir çocuğun böyle bir görüntüye maruz kalmasının burada sorun olmadığını düşünüyorlar. Daha doğrusu bu o çocuğun kendi sorunu. Ne yani, bir çocuk onları görürse psikolojisi bozulur diye kıyafet mi giyecekler? Iraklı mı onlar?

KÖLE OLMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Biliyoruz ki LGBT insanların ‘’cinsel tercih özgürlüğünü’’ savunduğunu söylüyor. Tabii bu aynı zamanda kişisel bir tercih demek oluyor. Yani siz, bu cinsel tercih özgürlüğü içerisinde tercih ettiğiniz kişiyle, fantezi dünyanıza uygun ilişkiler kurabilirsiniz. Bunun hastalık, sapıklık, sapkınlık boyutu yoktur çünkü bu sizin en doğal hakkınızdır. Castro’da bir erkeğin başka bir erkeği boynundan bir tasma ile tuttuğunu görmeniz pekala mümkündür. Boynunda tasma olan erkek tasmayı tutan kişiyi kendi sahibi olarak görüyor. Biri efendi diğeri köle. Bir önceki paragrafta nüdist LGBT’lilerin ilk insanın çıplaklığına duyduğu özlemden bahsetmiştik. Bu paragrafta bahsettiğimiz sahipköle, aşk ilişkisini yaşayanlar ise muhtemelen Orta Çağın sınıfsal ilişkilerine özlem duyan LGBT üyeleri. Anladığım kadarı ile hep bir şeye özlem duyuyorlar. Ancak özlem duydukları şeyin heteroseksüel bireylerin özlemleri ile aynı olmamasına özen gösteriyorlar. LGBT’nin en çok hakka sahip olduğu yerlerden birinde insanlara verilen özgürlük sizi sahip veya köle yapıyor. Vücudunuza yapışan bir kostüm, arka tarafı yuvarlak bir biçimde kesilmiş ve başka bir adamın arkasında yürüyorsunuz. Sahibiniz olduğu için önünde yürüyemezsiniz. Ultra özgürlük. Köle olabilmenin özgürlüğü.

'ÇOCUKLARA DUVAR DİPLERİNDE TECAVÜZ EDİYORLAR'

Vatan Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Doğu Perinçek, 1996 yılında yaptığı bir konuşmada söylüyor bunları. Devamında ise "bu senin cinsel tercih özgürlüğün gel bunu savun diyorlar" diye ekliyor. Koca koca adamların 1617 yaşındaki oğlan çocukları ile flörtleştiğini görünce Doğu Perinçek’in sözlerinin doğruluğunu anlıyorsunuz. ABD’de 21 yaş altına alkol ürünleri satmak yasak. O koca koca adamlar çocuklara içki ısmarlamak için iş yerinize geliyor. Çocuğa yaş sorunu sebebi ile içki vermiyorsanız sinirli bir şekilde kalkıp gidiyorlar. Zira siz o çocuğun sarhoş olup o koca adamlarla cinsel tercih özgürlüğünü(!) yaşamasına engel oluyorsunuz.

ÜZERİMİZE DÜŞEN

Bugün, neoliberalizmin yarattığı yozlaşma, çürüme, yabancılaşma ile mücadele etme çocuklarımızın hayatını kurtarmak demektir. Ensar’da çocuklarımız istismar ediliyor diye ayağa kalkanların "LGBT çocukları vardır bu onların cinsel özgürlüğüdür" demeleri korkunçtur. Bir çocuğa ruj sürüp, kadın kıyafetleri giydirerek, affedersiniz o çocuğa kalça dansı yaptırarak medyanın önüne sürmek tam anlamıyla istismardır. Özgürlükçü, modern geçinenlerin çocuk istismarını kişisel tercih kalıbına sığdırması bir insanlık suçudur. Bu sözde özgürlüğü savunan iyi niyetli insanlarımız ABD’de sevgilisine köle olanlara, sevgilisini tüyü bitmemiş çocuklardan seçenlere, çocuklara kalça dansı yaptıranlara çanak tutmaktadır. Aman LGBT hakkında kötü konuşmayalım, aman özgürlüklere müdahale etmeyelim diyenler de bu suça ortak olmuşlardır. Buna karşı mücadele etmek ise bugün en insancıl eylemdir.