Almanya’nın önde gelen akademisyenleri Şansölye Scholz’a yazdıkları açık mektupla ABD ve NATO’ya Ukrayna’ya silah sevkiyatını durdurma çağrısı yaptı ve ‘Almanya hükümeti, Ukrayna’yı askeri direnişi sonlandırmak üzere cesaretlendirmeli.’ dedi

KAAN KARAGÖZ / ALMANYA

Almanya’da ülke liderliğinin Ukrayna meselesine yaklaşımını etkileyecek açıklama yapıldı. Alman kamuoyunun yakından tanıdığı Norman Paech, Werner Ruf ve Konstantin Wecker gibi profesörler ve öğretim üyeleri, Sosyal Demokrat Partili (SPD) Olaf Scholz hükümetine açık bir mektupla çağrıda bulundu. Alman akademisyenler, Almanya’nın Ukrayna’ya silah sevkiyatıyla “savaşın fiili tarafı” olduğunu söyleyerek bu politikadan vazgeçilmesi ve Ukrayna’yı askeri direnişi sona erdirip Rusya’yla anlaşmak üzere masaya oturmak için cesaretlendirilmesi gerektiğini savundu.

Alman hocalar AB ve NATO’nun silah sevkiyatına son vermesi gerektiğini söylerken daha önce Zelenskiy’in Moskova’ya sunduğu tarafsızlık seçeneği ve Kırım ile Donbass’ın tanınması için halkoylaması yapmanın anlaşma için gerçekçi bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Yapılan açıklamanın özet çevirisi aşağıdaki şekilde:

FİİLEN SAVAŞIN TARAFI OLDUK

“Sayın Şansölye Olaf Scholz,

Bizler NATO’nun, Rusya’nın ve Federal Hükümetin siyasetlerine karşı farklı siyasi düşüncelere ve tutumlara sahip olan insanlarız. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı ve hiçbir meşruiyeti olmayan bu savaşta bizi birleştiren ortak nokta, kontrol edilemeyecek ve sonuçlarının öngörülemeyeceği şekilde uzayacak olan bir savaş ihtimaline karşı uyarıda bulunmamız ve silah sevkiyatına karşı durmamız.

“Silah sevkiyatı ile birlikte Almanya ve diğer NATO ülkeleri fiilen savaşın müdahili durumuna düşmüş oldu. Böylelikle Ukrayna, Rusya ve NATO arasında Avrupa’nın güvenlik düzeni üzerine yıllardır sürdürdükleri hesaplaşmanın doruğu haline gelen savaş meydanı oldu.

Avrupa’nın göbeğinde verilen bu savaş Ukrayna halkının sırtı üzerinde sürdürülüyor/sırtına bindiriliyor. Şu an başlatılan ekonomik kriz ise hem Rusya’daki insanların hem de yoksul ülkelerin gıda güvenliğini tehlikeye sokuyor.

UKRAYNA’NIN SAVAŞI KAZANMA İHTİMALİ YOK

“Sayın Şansölye, sizin gibi sorumluluk sahibi insanlar bu gelişmeyi durdurmazsa, yine Birinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi sonunda büyük bir savaş ile karşı karşıya kalacağız. Zaman zaman Ukrayna ordusunun başarılarından haberdar olsak da: Rus ordusu ile başa çıkamazlar. Bu savaşı kazanma ihtimalleri yok. Daha uzun süren askeri bir direnişin bedeli, muhtemel bir başarıdan bağımsız olarak, daha da fazla şehrin ve koyun mahvedilmesi ve Ukrayna halkı içindeki kayıpların artmasına neden olacak. Silah sevkiyatı ve askeri destek bu savaşı uzatıyor diplomatik bir çözümü imkansızlaştırıyor.

‘Silahları bırakın!’ çağrısını en başta Rus tarafına yapmak elbette doğru, fakat daha fazla kan dökülmesini ve insanların göçünü önlemek için başka adımlar da atılmalı. Uluslararası Hukuk’u ihlal eden bir şiddet karşısında geri çekilmek ne kadar acı verici olsa da, şu anki tek gerçekçi ve insancıl alternatif bu. Atılması gereken ilk ve en önemli adım Ukrayna’ya silah sevkiyatının tümüyle durdurulması ve derhal ateşkes ilan edilmesi.

Bu sebeplerden ötürü Federal Hükümetine, AB ve NATO ülkelerini Ukrayna’ya silah sevkiyatını durdurmalarını, Kiev’deki hükümeti askeri direnişi pazarlık ve siyasi çözüm uğruna sonlandırmaları için cesaretlendirme talebinde bulunuyoruz.

KIRIM VE DONBASS’I TANIMA  TEKLİFİ GERÇEKÇİ BİR ZEMİN

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy’in Moskova’ya sunduğu teklifler (tarafsızlık seçeneği, Kırım ve Donbass Cumhuriyetleri’nin gelecek statüsünü belirleyen halk oylamalarının tanınması) buna gerçekçi bir zemin yaratıyor.

Rus birliklerinin hızlı geri çekilmesi ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün yeniden inşa edilmesi NATO devletlerinin Rusya ve komşu ülkelerinin haklı güvenlik çıkarlarını da dikkate alan önerileri ile desteklenmeli. Şehirlerin daha fazla yıkıma uğramasını önlemek ve ateşkesi hızlandırmak adına Federal Hükümet kuşatılmış ama henüz büyük ölçüde tahrip edilmemiş Kiev, Harkov ve Odessa gibi şehirlerin 1949 Cenevre Sözleşmeleri’nin I sayılı ek protokolüne uygun olarak “savunulmamış şehir” ilan edilmesini teşvik etmelidir.

Mevcut savaş zihniyetinin yerini cesur bir barış zihniyeti almalıdır, Avrupa’da ve dünya çapında Rusya ve Çin’i de dahil ederek yeni bir barış mimarisi inşa edilmelidir. Bu süreçte ülkemiz kenarda durmayıp aktif bir rol üstlenmelidir.”

İŞTE İMZACI LİSTESİ

Açık mektuba imza atan isimler şu şekilde: Doç. Dr. Johannes M. Becker, Siyaset Bilimci, Marburg Şiddet Araştırmaları Merkezi Eski Genel Müdürü, Daniela Jahn, Gazeteci, Yazar ve Yayımcı, Pen Üyesi, Dr. Rolf Gössner, Avukat ve Yayımcı, Uluslararası İnsan Hakları Ligi, Jürgen Grässlin, DFGVK ve İsyan Hareketi Silah Ticaretini Durdurun! Sözcüsü,  Joachim Guilliard, Yayımcı, Dr. Luc Jochimsen, Gazeteci, Televizyon Redaktörü, 20052013 arası Federal Milletvekili, Christoph Krämer, Cerrah, Nükleer Savaşın Önlenmesi İçin Uluslararası Doktorlar IPPNW (Almanya Koku), Prof. Dr. Karin Kulow, Siyaset Bilimci, Dr. Helmut Lohrer, Doktor, Uluslararası Konseyi Üyesi, IPPNW (Almanya Kolu), Prof. Dr. Mohssen Massarrat, Siyaset ve Ekonomi Bilimci, Dr. Hans Misselwitz, SPD Temel Değerler Komisyonu Üyesi Ruth Misselwitz, Evgelik Teolog, Aksiyon Ceza İşareti Barış Hizmetleri Eski Başkanı, Prof. Dr. Norman Paech, Devletler Hukuku Uzmanı, Federal Parlamento Eski Üyesi, Prof. Dr. Werner Ruf, Siyaset Bilimci ve Sosyolog, Prof. Dr. Gert Sommer, Psikolog, Marburg Şiddet Araştırmaları Merkezi Yönetim Kurulu Eski Üyesi, Hans Christoph Graf von Sponeck, BM Genel Sekteteri Eski Muavini, Dr. Antje Vollmer, Alman Federal Parlamentosu Eski Başkan Yardımcısı, Konstantin Wecker, Müzisyen, Besteci ve Yazar

Aydınlık