Başlangıcı 1925 yılında A.O.Ç.’deki tarım eğitimine dayanarak kurulan (1940) 21 Köy Enstitüsünden biri de Antalya Aksu’dadır. Muğla ve Mersin’den öğrencileri de içine alan bu okul Perge’ye bitişiktir. Tonguç’un amacı tarihi miras bilincinin gelişmesi, ören yerinin korunması ve eski eserlerin onarılmasının öğretilmesidir (1).    

PERGE ORTAOKULU

Her 17 Mayıs’ta Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ne gitmek ve etkinliklerde tango eğitimi vermek, Alegria Korosuyla Ziraat Marşını söylemek, mandolin konseri vermek yerine bu kez Antalya Aksu Köy Enstitüsü yerleşkesini ziyaret ettik. Eski idare binaları yıkılarak yerine yapılan çok katlı Aksu Fen Lisesinde eğitim uzaktandı ama görevinin başında bulunan Müdür Hüseyin Koşargelir bizi karşıladı. Eskiden Köy Enstitüsü olan Kastamonu Gölköy Öğretmen okulu mezunuydu. Kendisi gibi resim ve sanat Tarihi öğretmeni olan Ertan Akkaymak’la birlikte yaptıkları Atatürk Köşesi kabartmasında Yörüklük simgesi keçisiyle çoban, kadın erkek çiftçi, memur, bayrak tutan asker, öğretmen Atatürk ilkelerine bağlılıklarını bakışları ile anlatıyordu. İlçe Milli eğitim Müdürlüğünün önündeki Atatürk Büstünün altında “Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” yazıyor, bahçe dışında ise çok eskiden dikilmiş yaban menekşeleri mor, pembe, beyaz kadifeler benzeri toprağı süslüyordu. Geçtiğimiz yıl salgından sonra kullanılmak üzere onarılan iki okula, valilik kararıyla “Perge Ortaokulu” adı konmuştu. İşte ilkokulu bitirdikten sonra 13 yaşında bu dersliklerde okuyan Mehmet Aydın, 1946 yılında Enstitüden “Yapıcı – Dülger” mesleği ile mezun olmuştu. Diplomasının altında H. Tonguç imzası vardı.

MÜZE

Hazineye devredilmiş ve imara açılmış 10.000 dönümlük eğitim ve uygulama arazisine sahip olmuş bir eğitim yuvasının dershane, yemekhane, yatakhane, müzikhane, işlikler, hamam, fırın, idari binalar, toplantı yeri, kitaplık, öğretmen ve memur evleri, hemşire odası ve onarılmakta olan Macun İlkokulu yerleşkesini hayranlıkla gezdik. Müzesindeki duvar saatleri, abaküs, ciltçilik, radyo, teyp, piyano, saz, davul, mandolin, akordeon, marangozluk aletleri, ahşap kaşık, takunya, ağaç kakma, dikiş ve süt makinaları, daktilolar, hesap makinaları, şövaleler, tablolar, heykeller ve fotoğraflar ise bize, Milli güreşçimiz Yaşar Doğu’nun da eğitim verdiği Aksu’nun, çok yönlü eğitimi hakkında bilgi veriyordu. İçlerinde ayrıcalıklı olanlar ise “Fatih Dönemi Fıkraları”, “Öğrenci Günlüğü” (1947),” İslam San’atları”, “Koruyucu Hekimlik 1: Hijyen ve Sanitasyon” (Prof. Dr. Zeki Faik Ural, Ankara 1956), “Tarih-Coğrafya Yazmaları (MEB 1943), “Tarih Deyimleri ve Terimleri”, “Kutadgu Bilig Tıpkıbasım: Fergana ve (Arapça) Mısır Nüshaları (1943), Farsça Manzum Eserler (1968), Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatler (Cevdet Türkay) gibi kitaplardı. Sonra dolgu köprü şeklinde yapılmış dikçe yokuşu çıkmaya başladık. Burası lojmanlar, öğrenci yatakhaneleri ve işliklerin olduğu bir alandı. Arazinin sonunda bizi bekleyen Perge şehrinin büyüleyici tiyatrosu, stadyumu, şehir kapısı, sütunlu caddesi, Agorası, kuleleri ve tapınaklarıydı. Aksu Köy Enstitüsü de bir zamanlar “Tüm Kavimler Ülkesi” anlamını taşıyan Pamfilya Birliğinin arazisi üzerindeydi. Eti tabletlerinde Parha denirken (MÖ 13. Yy.) Perge olarak bilinen bu yerleşim 1994-2004 arası yapılan kazılara göre tarıma geçilen cilalı taş devrine (MÖ 12.000) kadar gidiyordu (2).

ÇAĞDAŞLAŞMANIN SONU

Binlerce yıllık aydınlanma merkezi olan Perge’de iz bırakanlar Kraliçe Plancia Magna, matematikçi Apollonius, filozof Varus, hekim Asklepiades, Büyük İskender, vaiz Paulus ve sayesinde son aydınlanma çağı kahramanı Aziz Mustafa Kemal Atatürk’tür. Eğer bir çağdaşlaşma hamlesi olan bu okullar kapanmasa ve uyarlanarak günümüze kadar getirilseydi bugün ilerlemiş bir ülke olarak dünya ülkeleri arasında yerimizi almış olacaktık. “İş için iş içinde eğitim” ilkesinden vazgeçilince; sıra başında ders yapıp sınava girmekle öğrenci hayata hazırlanacak olgunluğa erişemiyor; uygulamacı olmayan bir öğretimle, o öğrencileri yetiştirecek iyi eğitmenler de yetişmiyor. İşte Aksu Köy Enstitüsünün MEB kararlarıyla değişen adları ve geçirdiği dönüşümler bütün köy enstitülerinin makus kaderini anlatıyor: 1940-51: Aksu Köy Enstitüsü, 1951-68: İlk Öğretmen Okulu, 1968-73: Aksu Öğretmen Okulu, 1973-77: Aksu Öğretmen Lisesi, 1977-79: Aksu Eğitim Enstitüsü, 1989-2014: Aksu Anadolu Öğretmen Lisesi, 2014 – Aksu Fen Lisesi. Ve böylece köy enstitüleri amaç ve ruhu ortadan kaldırılarak Truman Doktirini amacına ulaşıyor: 1945’te Stalin’in Türkiye’den Kars, Artvin ve Ardahan’ı ve Boğazlarda askeri üst talebi üzerine İsmet İnönü’nün ABD’den askeri destek istemesine karşılık Türkiye’de “çok partili düzene geçilmesi”, “Milli şeflik”, “5 yıllık kalkınma planları” ve “Köy Enstitüleri” gibi uygulamaların kaldırılması şartları yerine getiriliyor. 

1) Mustafa Sözen Aksu Köy Enstitüsünün Kuruluş Yeri, Karanlık Sokakta Aydınlanma, 2013:36-38. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Kent Müzesi Yayınları.

2) Akan Atila, Perge-Aspendos and Side, Güney Books, 2015:3-7

Aydınlık