NUSRET SENEM / VATAN PARTİSİ MKK ÜYESİ - AVUKAT

Başbakanlık Teftiş Kurulu Raporu dikkatle incelendiği zaman soruşturmaları savsaklamakla suçlanan dönem esas olarak İçişleri Bakanı Meral Akşener’in dönemidir.

MİT’in resmi yazılarıyla bildirdiği ve Raporda ve eklerinde yer alan onlarca cinayet, Azerbaycan’da darbe girişimi, uyuşturucu kaçakçılığı, çetelerin öldürme, ırza geçme, gasp, adam kaçırma eylemleri anlatılıyor. Emniyetteki, Jandarmadaki, MİT’teki ilişkiler yer zaman, isimler verilerek açıklanıyor.

Bu ilişkilerin, suçların üstü nasıl kapatılabildi? Sorumluları kimdir?

Rapor, üstü kapalı olarak bunlara da yer vermiş:

“İçişleri Bakanlığı’na yazılan ve ‘bilgileri için’ Danıştay’a da gönderilen yazımız, dosyanın henüz kendilerine intikal etmemiş olmasına rağmen ‘Danıştay incelemesi safhasındadır’ ibaresi sebebiyle Danıştay’ın tepkisini çekmiştir. (Açıktır ki Fezlekenin Bakanlıkta onayını takip eden safha Danıştay İncelemesidir.) Neticede suçu ve suçluluğu su götürür 5 emniyet mensubu yargıya sevk edilmiş, milyonlarca dolarlık silah alımı konusu ortada kalmış eksik araştırma, hatalı değerlendirme yönündeki ikaz Bakanlıkça dikkate alınmamış, aksine yeni bir raporla ilk çalışmanın doğruluğu iddia edilmişse de Danıştay’ın özel harekat mensupları hakkındaki suç duyurusu Bakanlığın eksik soruşturmasının delili olmuştur. Ama halen de milyonlarca dolarlık silah alımı konusu Bakanlıkça sonuçlandırılmamıştır.”

O günleri hatırlayanlar ve basını izleyenler iyi bilir: İçişleri Bakanı Meral Akşener, Raporda adı geçen Gladyo mensuplarını militanca korumuştur. Rapor, İçişleri Bakanlığının bu tavrına, soruşturmaları savsaklamasına vurgu yapıyor. Başbakanlık Teftiş Kurulu Raporu dikkatle incelendiği zaman soruşturmaları savsaklamakla suçlanan dönem esas olarak İçişleri Bakanı Meral Akşener’in dönemidir.


DOĞRU BİLGİ SUNAN MÜDÜR GÖREVDEN ALINDI

Akşener, kollama işini o kadar ileri götürdü ki; TBMM Susurluk komisyonuna doğru bilgiler sunan dönemin Emniyet Genel Müdürü Alalattin Yükseli, makam odasının kapısını kırdırıp bir gece yarısı görevden aldı!

Alalattin Yüksel bunu, görevden alındıktan sonra, İçişleri Bakanı Meral Akşener’i “çete reisi tavrı” sergilemekle itham ederek anlattı.

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ise raporda anlatılan birçok büyük suçun baş failidir. Suç ortaklarını korumak için üyesi ve ortağı olduğu Refahyol hükümetindeki otoritesini ve üye oluşunun avantajını sonuna kadar kullandı. Olayların çoğunun Sayın Erbakan’ın hükümet ortağı, hatta Başbakanlığı dönemine denk gelmesi, “Susurluk” olayı patlak verince onun “faso fiso” nitelemesi ve Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın “mum söndü oynuyorlar” sözleri faillerin üzerine kararlılıkla gidilmesine engel oldu; gerçeğin karartılmasına katkı yaptı.

Bu cesareti nereden aldılar. Arkadaki güç ve onları yönlendiren ya da aldatan esas odak kimdi?

Kitapta anlatılan Azerbaycan’da ABD adına darbe girişimi, cinayetler, uyuşturucu kaçakçılığı, Mossad aracılığıyla silah ithali, güvenlik kurumlarının içine yerleşen Gladyo’nun bu kurumları çürütmesi eylemleri ve sorumlular, ABD’nin çabaları ile başarılı bir şekilde örtbas edilmiştir.

3 Ağustos 2009 tarihli Vatan gazetesi bu gerçeği manşetine taşıdı.

Gazetenin manşeti; “Susurluk’u ABD Kapattı”


BAŞ AKTÖR EYMÜR

Eski bir FBI ajanı olan Sibel Edmonds'un yaptığı açıklamayı gazete şöyle haberleştiriyordu:

“Edmonds’a göre; MİT’in Kontrterör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür ile ABD’nin eski Türkiye Büyükelçisi Grossman ile Edelman Türkiye’deki oluşumun en önemli liderleri arasındaydı. Edmonds’a göre; ABD’nin bölgedeki gizli operasyonlarının, Susurluk’un çözülmesi durumunda açığa çıkmasından korkan ABD’liler başarılı bir şekilde bu skandalın hasıraltı edilmesini sağladı.”

Kontrterör Dairesi ya da Tansu Çiller Başbakan olduktan hemen sonra kurdurduğu “Başbakanlık İstihbarat Dairesi” – ki gerçek adı budur- Başkanı Mehmet Eymür, suçların hasıraltı edilmesinin sahadaki baş aktörüydü.

Siyasi odaklar, bazı güvenlik bürokrasisi, hükümet’in başındaki kişiler ve üyesi sıfatı taşıyan bazıları bu işi birlikte kotarmışlardı.


SINIRLI SONUÇLARA ULAŞILABİLDİ

Sonuç olarak;

Savcılık Makamları ve Mahkemeler önlerine konan belgelerle sınırlı soruşturmalar ve boca edilen on binlerce sayfa tutan ilgisiz belge arasından gerçeği bulmaya uğraştılar.

Parçalara ayırmaya zorlandıkları soruşturma ve davalarla sınırlı sonuçlara varabildiler.

Olay unutulmaya terk edildi.

Bu suçları ve faillerini unutmayan, peşlerini bırakmayanlar da vardı! Onların suç sicillerini ortaya çıkararak milletin bilgisine sunmak önemli bir görevdi.


15 TEMMUZ DERS OLMALI

ABD’nin istihbarat örgütü ve onun Türkiye’deki unsurları asla vazgeçmiyor TSK’da, Poliste, MİT’te, bürokrasinin bütün alanlarında, siyaset içinde örgütlenmeye ve mevziler kazanmaya devam ediyordu. Sonuçta 15 Temmuz FETÖ Darbe girişimine vardık.

Bu herkese ders olmalıdır.

O gün Ankara’nın, İstanbul’un caddelerinde, meydanlarında, sokaklarında; TBMM’de, Genel Kurmay Başkanlığı, TSK Özel Kuvvetler Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanalığı’nda geçmişte yapılan hataların sonuçlarını yaşadık. ABD ve NATO’nun gizli FETÖ örgütü ile savaştık. 250 şehit verdik. Onları Türk Milleti ve Türk ordusunun gücüyle perişan ettik. Çıplak gerçek budur.

NATO ülkelerinin hiçbirinde Gladyo ile savaşıp kazanan yok. Türkiye tek örnektir. Bunu başaran tek ülkeyiz.

Bu büyük başarı da Doğu Perinçek’in, Vatan Partisi’nin, Aydınlık gazetesi, dergisi ve Aydınlıkçıların, Ulusal Kanal’ın... Katkıları tayin edici oldu; bu, asla unutulamaz/unutturulamaz.

23 yıl saklandı: Gizlenen 'derin devlet' raporu

Gizlenen 'derin devlet' raporu 2: Gladyo'yu anlamamış