Ali Babacan'ın kurduğu Demokrasi ve Atılım Partisi'nin (DEVA) tanıtımı Bilkent Otel ve Konferans Merkezi'nde yapıldı. DEVA'nın tanıtımının 2001'de AKP'nin kurgularında mutlaka dikkat çekti. Babacan'ın parti programında Eski AKP'nin çöken politikalarını diriltme belirttiğini 'Atlantik ittifakı'na yapılan vurgu dikkat çekti. 'PKK' bir kez geçerken 'özgürlük' ifadesi 43 kez kullanıldı.

Eski Bakan Ali Babacan, yeni parti Demokrasi ve Atılım Partisi'nin tanıtımını yaptı. Babacan'ın açıkladığı parti programında ülkedeki sorunların başkanlığını inceleyerek, genel başkanın en fazla 10 yıl görev yapabileceği belirtildi.

Parti tanıtımının 2001’de AKP’nin kurulduğu otel olan Ankara Bilkent Oteli’nde yapılması dikkat çekti. Babacan, parti programında “AKP’nin kuruluş kodlarına dönüş” mesajı verdi.

Aydınlık’ın aktardığına göre, 132 sayfalık parti programında “PKK” kelimesi 1 kez geçerken, “Özgürlük” ifadesi 43 yerde kullanıldı. Programda Avrupa Birliği’ne tam üyelik konusuna özel bir önem atfedilirken, NATO ve ABD ile ilişkilerin düzeltilmesi, Rusya ilişkilerinin ise dengelenmesi istendi. KKTC de ise müzakerelerin devam edeceği belirtildi.

Ekonomik sorunların da geniş yer bulduğu programda, piyasa ekonomisi savunuldu, KİT’lerin kapatılacağı, Varlık Fonu’nun sona erdirileceği ve kamu bankalarının özelleştirileceği ifade edildi. Özel denetçilere kapı açıldı.

Programda dikkat çeken bir nokta da “profesyonel ordu” talebi oldu.

Deva Partisi’nin programından öne çıkan başlıklar şöyle:

TARİKATLARA ÖZGÜRLÜK

“Farklı din ve inanç gruplarının; varlıklarını koruma, sürdürme, yaşama ve örgütlenme özgürlükleri, kamusal görünürlüklerinin önündeki tüm kanuni ve idari engelleri ortadan kaldıracağız.”

ANADİLDE EĞİTİM

“Resmi ve ortak dilimiz olan Türkçe’nin iyi öğretilmesi esas olmakla birlikte anadile ilişkin talepleri, vatandaşlarımızın kültürel farklılıklarının tanınması, temel bir insan hakkı ve pedagojik bir gereklilik olarak ele alıyoruz. Bu itibarla, anadil hakkı kapsamında bütün vatandaşlarımızın anadillerini kullanmaları ve geliştirmeleri için gerekli düzenlemeleri yapmayı hedefliyoruz.”

‘EŞİT YURTTAŞLIK’ TUZAĞI

“Demokrasi ve Atılım Partisi olarak, etnik, dini, mezhebi ve kültürel çeşitliliğimizi dikkate alarak toplumdaki tüm farklılıkları kapsayacak ve kuşatacak bir vatandaşlık anlayışını savunuyoruz. Ülkemizde bugüne kadar herkesi kucaklayan bir vatandaşlık anlayışının hayata geçirilememesi hem Kürtlerin hem de diğer bazı toplumsal grupların kendilerini dışlanmış hissetmelerine yol açmıştır. Bu yüzden daha kapsayıcı ve kuşatıcı yeni bir vatandaşlık anlayışının geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böylesine güçlü bir vatandaşlık anlayışının hâkim kılınmasının, hiç kimsenin bir ayrımcılığa maruz kalmamasını ve herkesin kendini bu ülkenin eşit ve özgür bir vatandaşı hissetmesini sağlayacak temel dayanaklardan biri olduğuna inanıyoruz.”

YENİ ANAYASA TALEBİ

“Demokrasi ve Atılım Partisi olarak anayasayı, milletimizin ‘bir arada yaşama ilkeleri’ olarak görmekteyiz. Bu çerçevede, Türkiye’nin bugüne kadarki anayasa deneyimlerinden de yararlanarak, toplumsal talepleri merkeze alan, tüm farklılıkları değerli gören toplumsal sözleşme niteliğindeki bir anayasayı hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Yeni bir anayasa yapımının ve anayasa değişikliklerinin olağan dönemlerde, katılımcı ve müzakereci bir yöntemle, geniş bir mutabakatla olması gerektiğine inanıyoruz.”

MERKEZİYETİN YOK EDİLMESİ

“Merkezi idarenin görevinin ilke olarak politika tespiti, kural koyma, koordinasyon sağlama, hizmet kalite ve standartlarını belirleme, izleme, düzenleme ve denetleme olması; operasyonel işler ile mahalli ve müşterek hizmetlerin ise yereldeki çok başlılığı ve mükerrer kurumların neden olduğu kaynak israfını ortadan kaldıracak bir şekilde yerinden yönetim anlayışı ile yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz.

Ülke kaynaklarının yerinde, verimli ve etkin kullanılabilmesi, demokratik temsilin geliştirilmesi ve demokratik kültürün derinleştirilmesi için yerel yönetimlerin güçlendirilmesi bir zorunluluktur.”

SERBEST PİYASA EKONOMİSİ

“Politikalarımız, rekabeti bozucu kamu müdahalesinin olmadığı, düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsız ve etkin çalıştığı bir piyasa ekonomisi anlayışını esas alır.”

MERKEZ BANKASI’NA ÖZERKLİK

“Merkez Bankası’nın ve düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığını ve kurumsal kapasitelerini güçlendirecek, bu kurumların ilgili mevzuat ile kendilerine verilen görev ve sorumluluklar çerçevesinde bağımsız karar alabilmelerini sağlayacağız.”

VARLIK FONU SONA ERECEK

“Kamu mali yönetiminde bütünlüğü bozan Türkiye Varlık Fonu gibi bütçe dışı ve denetimden muaf yapılara ve uygulamalara son vereceğiz.”

KİT’LERE SON

“Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) faaliyet gösterdikleri sektörlerde piyasayı bozmamaları ve üretim, yatırım, istihdam ve fiyatlama kararlarını verimliliği dikkate alarak rasyonel bir biçimde belirlemeleri esas olacaktır. KİT’lerin ve tüm kamu işletmelerinin yönetim ve denetiminin İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yayımlanan ‘Kurumsal Yönetim İlkeleri’ne ve ‘Kamu İşletmeleri için Kurumsal Yönetim Rehberi’ne uygun bir çerçevede yürütülmesini sağlayacağız. Devletin iktisadi alandaki müteşebbis rolünü asgari düzeyde tutma hedefimizle uyumlu olarak yeni iktisadi devlet teşekkülü ya da benzeri kuruluşların oluşturulmasından kaçınacağız.

KAMU BANKALARI ÖZELLEŞTİRİLECEK

“Kamunun kontrol ettiği büyük şirketleri ve bankaları halka açarak, bir yandan bu kurumlar üzerindeki kamusal denetimin ve hesap verebilirliğin arttırılmasını, diğer yandan kurumsal ve bireysel yatırımcı tabanının genişletilmesini ve sermaye piyasası araçlarının kullanımının geliştirilmesini sağlayacağız.”

PROFESYONEL ORDU

“Partimiz, toplumda adalet duygusunu zedeleyen zorunlu ve bedelli askerliğin bir arada uygulanmasını sona erdirerek profesyonel orduya geçilmesini hedeflemektedir.

Savunma Sanayimizi, özel sektörün önünü açacak ve sektörde adil rekabeti sağlayacak bir planlama ve yönetim anlayışıyla daha ileri noktalara taşıyacağız.”

ATLANTİK İTTİFAKI GÜÇLENDİRİLECEK

“Dış politikamızda eğileceğimiz başlıklar bakımından bütün komşularımız, NATO müttefiklerimiz, AB ortaklarımız, Türk Dünyası, Akraba Topluluklar ve Arapİslam Dünyası ile ilişkileri güçlendirmek öncelik taşıyacaktır. NATO‘nun sağlamış olduğu caydırıcılığın Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından kritik önemde olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla bu transatlantik ittifakın, önümüzdeki dönemde de güçlenerek yoluna devam etmesini hedefleyeceğiz. Diğer yandan, NATO’nun da değişen tehdit koşul ve coğrafyasına ayak uydurmasını teşvik edeceğiz.”

TÜRKİYE YENİDEN AB KAPILARINA BAĞLANACAK

“Avrupa Birliği’ne üyeliğimizin tarihi öneme sahip bir hedef olduğunu, bu hedefin gerçekleştirilmesinin gerek ülkemiz gerek içinde bulunduğumuz coğrafya açısından büyük önem taşıdığını düşünüyoruz. Bu nedenle Türkiye’nin AB üyeliği bizim için vazgeçilmez orta ve uzun vadeli bir hedef olmaya devam edecektir. Daha kısa vadede ise Türkiye ile AB arasında tam üyelik sürecinin tamamlayıcısı niteliğinde, Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilerek modernleştirilmesini, göç politikaları, yenilikçilik, terör ile mücadele ve savunma ve güvenlik alanında işbirliğini sağlayacağız. Küresel düzeyde, özellikle bazı Avrupa ülkelerinde yükselen ve bu ülkelerde yaşayan vatandaşlarımızı da etkileyen ırkçılık, yabancı düşmanlığı, islamofobya ve antisemitizm eğilimlerine karşı mücadelenin başarısı için, AB Komisyonu ve AB ülkelerindeki siyasi, sivil ve kültürel aktörlerle eşgüdüm içinde olacağız.”

ABD STRATEJİK ORTAK

“ABD ile, stratejik ortaklığımızın ve müttefiklik ilişkilerimizin aksamasına yol açmış olan sebepler ve bunların kaldırılmasıdır ve bölgesel ilişkiler yeni bir diyaloğa gireceğiz.”

KKTC'DE MÜZAKERE

“Kıbrıs davamız konusunda, KKTC ile yakın istişare halinde BM çerçeveli müzakerelerin devamıdır.

Ali Babacan'dan NATO'ya bağlılık mesajı