AKP şu anda Türkiye’nin en büyük partisi.

Ama giderek eriyor.

31 Mart seçimlerindeki oy oranı yüzde 3536’lardaydı.

Eski Başbakan Davutoğlu’na göre yüzde 35.

İkinci İstanbul yenilgisinden sonra daha da aşağılarda.

AKP’liler de durumun farkında.

ABD DEVREDE

ABD sadece ülkeleri bölmüyor.

Kontrolünden çıkan partilere karşı da acımasız.

Onları yok etmek için her yolu deniyor.

Bölüp, parçalıyor…

Şu anda hedefinde AKP var.

Yakaladığı fırsatı değerlendiriyor.

Düğmeye basmış durumda.

İKİ KOLDAN SALDIRI

İki koldan saldırıya geçti.

GülBabacan ve Davutoğlu sahnede.

Para sorunları yok.

GülBabacan temkinli ilerliyor.

Önce dışarısını garantiye aldılar.

Gelen bilgiler de bu yönde.

ABDİngiltere desteği tam.

Şimdi sıra içeride.

AKP’nin kuruluşunda görev yapan ekip çalışıyor.

İl örgütlenmeleri tamam gibi.

Programlarının uluslararası onayı aldığı konuşuluyor.

“Milletvekili ayartma” aşamasına geçildiği anlaşılıyor.

DAVUTOĞLU

Eski Başbakan Davutoğlu turda.

Erdoğan’ı ikinci plana atmış görünüyor.

AKP’nin en yüksek oy oranına kendi döneminde ulaşmasıyla övünüyor.

Geçen günlerde Elazığ’da sahneye çıktı.

AKP’deki çözülmeye dikkat çekti.

Tabanda kitleler halinde ayrılma olduğunu bildirdi.

“Çözülme durmaz” dedi.

Kendisinden sonra partinin yüzde 15’inin gittiğini ima etti.

“Yüzde 15 cepte” demeye getirdi.

Susmayacağını söyledi.

Ekonomi üzerinden damadı eleştirdi.

Reklamdan sonra devam ediyor 

RÜŞTÜNÜ İSPATLADI

Davutoğlu’nun da ABD ile arası iyi.

Geçmişte Hillary Clinton’la “takşak” ilişkisine dikkat çekiliyor.

“Suriye’de ABD’ye rüştünü ispatladı” deniliyor.

BİRLEŞİRLER Mİ?

En çok sorulan soru bu?

GülBabacan ekibi ile Davutoğlu birleşir mi?

Konuyu AKP’nin kuruluş yıllarında ABD ile ilişkileri kuran ekiple konuştum. Görüşleri özetle şöyle:

“ABD, AKP’deki gelişmeleri yakından izliyor. Erdoğan’ı kendilerine ihanet etmiş biri olarak görüyorlar. Hem Türkiye’yi yeniden kontrol altına alma hesabı yapıyorlar. Hem de intikam peşindeler. Bu nedenle parti içi muhalefetle temas halindeler. Şu anda iki ayrı kanaldan yürütülen faaliyeti yakından izliyorlar. Zamanı geldiğinde müdahale edeceklerini sanıyorum. Herkesin gücünü görüp ona göre yeni bir birliktelik oluşturacaklar.”

İTİRAZ EDEMEZLER

Sonra da “Buna ikisi de itiraz edemez” dediler.

“Niye?” soruma da şu yanıtı verdiler:

“ABD arkadan çekilirse ikisi de düşer de ondan.”

Ekip tecrübeli.

Geçmişte Erbakan’ın partisinin dağıtılma dönemini iyi biliyorlar.

ABD’nin rolünü yaşayarak görmüşler.

YİNE BAŞARILI OLURLAR MI?

Buraya kadar tamam.

İşin arkasında ABD’nin olduğu net.

Ama 2002’deki gibi başarılı olurlar mı?

İşte asıl sorun burada.

Aynı ekibe bunu da sordum.

“Evet” demediler.

ESAS AMAÇ

Sık sık ABD ziyareti yapan isim şunları söyledi:

“Erdoğan varken bu çok zor.

Bana göre planı şu:

Yeni parti 2002’deki AKP olmaz.

Bunu görmeyecek kadar kör değiller.

Esas amaç AKP’yi küçültmek.

Yüzde 10 bile küçültseler yeter.

CHP, İyi Parti, HDP artı Yeni Parti.

Plan bu.

Ama burası Türkiye.

Her şey çok hızlı gelişiyor.

Doğmamış çocuğa don biçmek mümkün değil.

Ayrıca, ABD’nin kendisi de zor durumda.”

Herkesin bir hesabı olduğu ortada.

Bakalım kimin hesabı tutacak?


Aydınlık