Seçim bitti, ekonomi gündemde. Kriz artık gizlenmiyor.

Acil para ihtiyacı var.

Arayış sürüyor.

Bakan Albayrak önce yeni bir paket açıkladı.

Arkasından doğru ABD’ye gitti.

Paketi uluslararası finans kuruluşlarına anlattı.

MANZARA

ABD’den gelen haberler iyi değil.

Uluslararası finans kuruluşları tepkili.

“Ankara’da söylenenler bir de burada tekrarlandı” diyorlar.

Ayrıntı istiyorlar.

İfadeler onur kırıcı.

İş Türkiye aleyhine kampanyaya dönüşmüş durumda.

Reuters, Bloomberg, Financial Times, Washington Post, New York Times, ...

Sanki haberciliği bırakmışlar.

Türkiye ekonomisine karşı saldırıdalar.

BECERİKSİZLİK

Türkiye IMF’ye teslim olmaya zorlanıyor.

IMF’ye teslim olunca arkası gelecek.

Plan işliyor.

Türkiye sıkıştırılıyor.

Bakanın gezisi tersi sonuç vermiş gibi.

Tam bir beceriksizlik.

Sen paket açıklayıp koştura koştura ayaklarına gidersen maça 30 mağlup başlarsın.

Ekonomi yönetiminin zaafları ABD’nin ekmeğine yağ sürüyor.

ECEVİT DÖNEMİ

Yıl 2000!

ABD Irak’ı işgal hazırlıklarını sürdürüyor.

Kuzeyden ve güneyden Irak’a girme hesapları yapıyor.

Başbakan Ecevit kabul etmiyor.

Tam tersi Saddam yönetimi ile ilişkilerini geliştiriyor.

Türk heyetleri sürekli Bağdat’ta.

Biri gidiyor, biri geliyor.

Ovaköy’den ikinci kapı açılması için Bağdat’la anlaşma tamam.

İhracat hızla artıyor.

Ecevit ABD planlarına direniyor.

ABD’nin Irak işgaline karşı çıkıyor.

20002001 KRİZİ

Ecevit ikna edilemeyince düğmeye basıldı.

Ekonomide taşlar yerinden oynadı.

Zaten yapısal sorunlar vardı.

1 milyar dolarlık operasyonla piyasalar allak bullak oldu.

Faizler yükseldi, döviz patladı.

Büyük bir krize dönüştü.

Türkiye “hasta adam” ilan edildi.

Kötü haberler peş peşe geldi.

Irak’a müdahale konusunda ikna edilemeyen Ecevit, ekonomik krizle terbiye edilmeye çalışıldı.

ECEVİT’E YAPILANLAR

Şu anda yaşananlar 20002001 yıllarını andırıyor.

Yapısal sorunlar kullanılıyor.

Ekonomik kriz tetikleniyor.

İş giderek büyüyor.

20002001 krizinde Ecevit’e yapılanlar tekrarlanıyor.

O günlerde ekonomi bürokrasisinde görev yapanlarla sohbet ettim.

Onlar da aynı görüşte.

“Neredeyse birebir aynı” dediler.

Siyasetçisiyle, basınıyla, uluslararası mafyalaşmış finans kuruluşlarıyla Türkiye üzerine çullanılıyor.

O gün Irak işgali gündemdeydi.

Şimdi S400, Fırat’ın doğusu, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Ege ve Karadeniz, ... var.

Rusya, Çin, İran, Venezuela, ... gibi ülkelerle ittifak hedefte.

HÜKÜMET NE YAPMALI

AKP’nin suçu sürekli başkasına atması inandırıcı değil.

Artık gerçek kabul edilmeli.

Sonra da gerekli adımlar atılmalı.

Artık “tek başına” dönemi bitti.

Şimdi içerde birlik zamanı.

Seçim tartışmaları sona ermeli, tüm toplum dayanışmaya girmeli.

Komşularla işbirliği.

Çin, Rusya, Avrupa ülkeleri, ... ile düzgün ilişkiler.

Tabi hızla üretim ekonomisine dönülmeli.

Bütün bunlar için “Milli Hükümet” zorunlu.

Başka çıkış da yok!


Aydınlık