‘HDP'Yİ SEKÜLER HAT ÜZERİNDE MEŞRULAŞTIRMA ÇABASI’

TACETTİN KUTAY

Cevap vermemiz gereken soru tam olarak şudur: bu olağandışı siyasal gerilime muhalefetin ne için ihtiyacı vardı ve bu kart hangi sebeple oynandı? Gördüğüm ve anladığım şudur: Bundan birkaç sene evvel "Suriye'de dinci Suriye milli ordusu ile çalışacağımıza seküler YPG ile çalışalım" diyen akıl yeniden devrededir ve bir seküler hat üzerinden HDP'yi Türkiye siyasetinin meşru aktörü kılarak 2023 seçimlerine varmak istemektedir. Dolayısıyla yaşanacak laikdindar geriliminde seküler cephenin bir paydaşı kılınan HDP'nin en doğal gündem olan terör bagajı tartışılmaz kılınmak isteniyor.

‘İHANETİ GİZLEMENİN MASKESİ ATATÜRKÇÜLÜK’

KURTULUŞ TAYİZ

PKK/HDP'yle ittifak yapan, FETÖ'nün güdümündeki CHP'nin Atatürk ile ilgili söyleyeceği hiçbir doğru söz yoktur, olamaz da. Bunların Atatürkçülüğü Türkiye'ye ihaneti gizlemenin bir maskesi sadece. Samsun'da Atatürk anıtına yönelik saldırı da alkolü fazla kaçıran sokak serserilerinin işi değil, olamaz; bu provokasyonu arka planda azmettirenlerin açığa çıkarılması gerekiyor. "Alevilerin evini işaretliyorlar" provokasyonunun adresinin sol terör örgütlerine uzandığı ortaya çıkmıştı. Samsun provokasyonu da benzer bir adrese, FETÖ gibi Gladyo şebekesine çıkarsa hiç şaşırmayın!

EMPERYALİZM AFRİKA’DA DA KAYBEDİYOR

SELÇUK TÜRKYILMAZ

Saplantılı bir şekilde Türkiye’yi merkeze koyduğumuz zannedilmesin. Dünyanın her tarafından Türkiye’ye mesajlar geliyor. Mali halkı biz Türkleri Mali’ye çağırıyor. Türkiye’nin kaderi ile kendi kaderleri arasında çok güçlü bağlar olduğunu söylüyorlar. Bu, Doğu Afrika için de geçerli bir durumdur. Asya’nın derinliklerinde veya Türkistan’da benzer bir durum var.

( ..)Mali halkı Fransa’yı ve Fransızları ülkelerinden kovuyor. Fransa sadece Mali’den kovulmayacak, bütün Afrika’da kaybedecektir. Bu, diğerleri için de geçerli. Beş yüz yıla yakın devam eden bir dönemin geride kaldığını söyleyebiliriz. Bu sadece bir inanç değildir.

'TROLLÜĞE' ÇÖZÜM SOSYAL MEDYA YASASI

HÜSEYİN LİKOĞLU

İşin ilginç yanı bugün sözde trollükten şikâyet edenler o gün Fetullahçı teröristlerin sosyal medyadaki yalanlarının en büyük alıcısıydılar. Bütün CHP’liler ve yoldaş gazeteleri FETÖ’nün en büyük trol ağı fuatavni’nin müdavimiydi. Madem trol konusunda bu kadar hassassınız sizi çok önemli bir fırsat bekliyor. Meclis’te sosyal medya ile ilgili bir yasa çalışması var. Sosyal medya üzerinden yapılan provokasyonlar, yayılan yalanlar, atılan iftiralar, yapılan hakaretler konusunda neler yapılabileceğine ilişkin bir yasal düzenleme çalışması. Şöyle bir teklifim var: Sahte hesaplara hiçbir şekilde izin verilmesin. Kendi adıyla sanıyla sosyal medyada söyleyeceğini dile getirme cesareti olmayanların sosyal medyada da yeri olmasın. Kurumsal hesaplar için ‘sorumlu’ şartı getirilsin. Bunun dışındaki tüm hesaplar askıya alınsın. Sosyal medya platformlarına da bu şartlara uyma zorunluluğu getirilsin. Şartlara uymayan platformlara kapatılmaya varacak kadar kademeli müeyyideler uygulansın.

KORKUSUZ YAZARI: MUHALEFET LAİKLİĞİ UNUTTU

BARIŞ YARKADAŞ

5 Şubat 1937, laikliğin anayasamıza girişinin tarihidir. Her 5 Şubat’ta bu gelişme hatırlatılır ve laikliğin önemine vurgu yapılır. Başta CHP olmak üzere, laikliğe sahip çıktığını iddia eden siyasetçiler, gazeteciler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bugünün önemine vurgu yapar. Bu yıl “nedense” 5 Şubat 1937 unutuldu! CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de laikliğe ilişkin tek bir twit atmadı, mesaj vermedi… Oysa ki; geride kalan 5 Şubat günü Türkiye ayağa kalkmış ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’daki anıtına yönelik o aşağılık saldırıya karşı kenetlenmişti. Böyle bir toplumsal atmosferde bile laikliği anlatmaktan çekinmek ve muhafazakar seçmene hoş görünmek için laikliğe vurgu yapmamak, muhalefete yakışmadı.