Yazarlar
09 Eylül 2020 ( 96 izlenme )

Taarruzun adı Kurt Kapanı! DERSİN ADI:YÜZME


Şükran Kulakoğlu yazdı
Savaş yürek işi olduğu kadar akıl işidir! Bir çoğumuz şu an Büyük Taarruzun kutlu adının KURT KAPANI olduğunu bilmez! Neden Kurt Kapanı ? Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk silah arkadaşları ile taarruzun fikir alış verişlerini yaparken çok büyük bir risk alarak düşmanı şaşırtmak için bir plan yapar ve başta Yakup Paşa olmak üzere diğer silah arkadaşları da bu plana sıcak bakmaz ısrarla karşı çıkarlar ! Bunun üzerine Mustafa Kemâl Paşa, “Korkmayın paşam. Sorumluluk bana aittir. Kaybedersek beni hemen asarsınız!” diyerek sorumluluğu üzerine alır! Zaten bir müddettir Ankara’da bu kıran kırana savaş ortasında,Çay Partileri düzenleniyor hatta futbol müsabakaları tertip ediliyordu ve bu eylemler Mustafa Kemal’in eleştiri almasına neden oluyordu! Aslında bu tam da Mustafa Kemâl’in istediği şeydi. Zira Yunan’ın bir kulağı Ankara’da idi. Ankara Hükümetinin rehavete kapıldığını düşünerek iyice zafer sarhoşluğu içine girmişti Yunan! Görünen manzaranın aksine düşman irtibatını haberleşmesini sabote eden ve gizliden gizliye Taarruz hazırlığı yapan Ata’nın işine geliyordu bu intiba! Büyük Devlet büyük Komutan olmak bunu gerektirirdi! Tüm bu olanların ardından risk alarak öne atılan Mustafa Kemâl Paşa planı uygulamaya geçti ! Gerçekten büyük çılgınlıktı ! Elinizde derme çatma silahlar sınırlı sayıda cephane yorgun bir ordu! AMA KAYBEDECEK BİR ŞEYİMİZ YOK ! VATAN ELDEN GİDECEĞİNE!? CAN GİTSİN KELLE GİTSİN! Verilen emri uygulayarak Türk Ordusu, mevzileri bir gecenin içinde terk etmeye başladı Ata’nın planı ters cepheydi! Atalarının yüzlerce yıl uyguladığı savaş tekniğini uyguluyordu düşmanı kaçtığımıza yıldığımıza inandırarak Memleketin iç taraflarına çekerek tepelerine çökecekti! Bu durumu tehlikeli bulan İsmet Paşa endişe içinde düşünürken Baş Kumandan Mustafa Kemâl şu sözlerle İsmet Paşa’ya yanıt verdi ““Bırak gelsinler İsmet, ben onları vatanın harib-i İsmet’inde (Mukaddes ocağında!)boğacağım…” Öyle de oldu ! Yunan ordusu olanlardan habersiz miskin ve kibir dolu ruh halleri ile bir geceyi daha geride bıraktılar ve sabah şaşkınlık içinde uyandılar siperler boş Türkler çekilmiş! Türk Ordusu yeni mevzisinde düşmanı top atışına tutarken Yunan şaşkınlık içindeydi Yunan Başkomutanı İzmir’de rahat yatağında uyurken Türk’ün Baş Komutanı cephedeydi! Plan tıkır tıkır işliyor, Yunan elinde ki tepeler teker teker Türk Ordusunun himayesine geçmişti Yunan Baş Komutanı’na ulaşılamıyordu zira taarruz öncesi Çay partisi verdiği için Yuhalanan Mustafa Kemal bütün telsiz hatlarını imha ettirmişti! Düşman mevzileri yarılmış bozguna uğramış ve Türk Ordusunu doğudan beklerken Türk Ordusu yine tam aksine güneye mevzilenmiş öldürücü hamle için emir bekliyordu! Ağustos’un 29’uncu günü Türk ordusu Yunanı Dumlupınar’da çevreledi. Düşman kurt kapanına girmişti. Türk askeri süngü hücumuna kalktığı esnada Atatürk adeta sinir boşalması yaşadı. Ateş hattına gitti. Siperlerin üzerine çıktı. “Haci Anesti! Gel de ordularını kurtar!” diye haykırdı! Ve işte ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ! COŞKUN SELLER GİBİ ÇAĞLADI TÜRK ! ÖNÜNE KATTIĞI YUNANI BİR HIŞIMLA AZGIN SULARI ARASINA ALIP ÇILGINCA AKAN NEHİRLER GİBİ DENİZE SÜRÜYORDU! TÜRK ORDUSU 16 MAYIS 1919 ‘da DÜŞMAN POSTALI İLE KİRLENEN İZMİR TOPRAĞINI COŞKUN AKAN DERELER NEHİRLER GİBİ DÜŞMANI DENİZE DÖKEREK TEMİZLEMEYE GELİYORDU! ADI KEMAL DİYE KUNDAKTAKİ BEBEKLERİ BİLE SÜNGÜLEYEN YUNAN KAÇACAK DELİK ARIYORDU! ZAFER SARHOŞLUĞU BİTMİŞ AÇ TAVUK MİSALİ GÖRDÜKLERİ RÜYADAN UYANMIŞ TÜRK’ÜN CEHENNEMİNDE GÖZLERİNİ AÇMIŞLARDI! Ağustos’un 30. günü kovalamaca başladı. İzmir’e 400 km vardı. Asker yorgundu ama emir kesindi! Önce Uşak’a girildi. Ardından Yunan ordu komutanı Nikolas Trikupis, 02 Eylül’de esir alındı! Mustafa Kemâl’de orduyu takip ediyordu. Türk ordusu 400 km’lik hattı sadece dokuz günde geçerek harp tarihi açısından emsali görülmemiş bir iş yaptı! 02 Eylül’de Eskişehir’i, 06 Eylül’de Balıkesir ve Bilecik’i, 07 Eylül’de Aydın’ı, 8 Eylül’de Manisa’yı geri aldı ve 9 Eylül’de İzmir’e girdi. 10 Eylül’de BÜYÜK BAŞKOMUTAN ATININ ÜSTÜNDE ŞEREFLE GURURLA İZMİR’E GİRDİ! İzmir’in Yunan’ın pis postalından temizlenmesinin hemen ardından İzmir Limanına bir gemi yanaştı içinde Fethi Bey vardı taarruzdan kısa bir süre önce İzmir İşgalini savaşmadan çözebilir miyiz diyerek Fethi Beyi İngiltereye yollamıştı . Ama bu da düşmanın aklını karıştırmak için yapılmış bir plandan başka bir şey değildi! ÇÜNKÜ TÜRK’ÜN PAROLASI YA İSTİKLAL YA ÖLÜM’DÜ MASA ÜSTÜNDE PAZARLIK DEĞİL! Fakat Mustafa Kemâl , Fethi Bey’i Yunan’ın Smyrna’sına değil Türk’ün İzmir’ine çağırmıştı. O gün bugündür sık sık yaraları sızlayan komşu Ata’dan aldığı yüzme dersine hasret duysa gerek arada ağzının içinde mırıldanıyor olmayan gövdesini göstermeye çalışıyor! BİZ DE KENDİLERİNE AZİZ ATA’IM VÜCUT BULDUĞU TÜRK ORDUSU ve TÜRK MİLLETİ OLARAK MİSAFİRPERVER BİR EDA İLE BUYRUN GELİN! BU KEZ MUSTAFA KEMÂL DEĞİL EVLATLARI DERS VERSİN DİYORUZ!! İZMİR’İM DAĞLARI KAN KOKULU ÇİÇEK AÇAN GÜZEL ŞEHİR! ÜZERİNDE NE HAİN NE DÜŞMAN BARINMADI BUNDAN SONRADA BARINAMAYACAK ! KURTULUŞ GÜNÜN KUTLU OLSUN! SİZE DE GEÇMİŞ OLSUN KOMŞU!

İLK KURŞUN

Bunlar da İlginizi Çekebilir