269 izlenme2018-10-18 10:12:07

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası programında soruları yanıtladı


Süleyman Soylu şöyle konuştu:

Bütün dünyanın gözü bu olayda. Rezidansı aramak o ülkenin onayı ile mümkün, mutabakatı bekliyoruz.

Bu duruma kısaca "2 Ekim olayı" diyebiliriz. Her gün bu tip bir meseleyle karşılaşıyoruz değiliz. Herkesin bir şey söyleme hakkı var. Amerikan başkanı da Suudi kralı da söyleyecektir ama esas söz, yargının ve hukukun sözüdür. O ortaya çıktığı andan itibaren hep birlikte sonucunu öğrenebilme kabileyetine sahibiz.

İçişleri bakanı Suudi konsolosluğunda ne olup bittiğini yargılamanın sonucunda bilir. Bunların hepsi değerlendirilebilir. Yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır.

Dünya kamuoyuna sözüm şudur: Herkes soruşturmanın sonucunu beklesin. Bence bunun ötesinde fazla söz etmek kanaatimce israftır.

Kendimi Amerika'ya karşı zor tutuyorum, bir hasımlığımız da söz konusu. Kanaatlerim kuvvetli ama bu yargının işidir.

Ciddi bir göç baskısı var. Bu baskının hem hedefiyiz hem geçiş ülkesiyiz. Her Batılılı ile karşılaştığımızda ifde ediyoruz. Bunun sebebi biz değiliz. Bunun sebebi hakkaniyetsizlikler, adaletsizliklerdir. Süslü salonlarda değerlendirme yapmak kolay bir şey.Bütün Avrupa 1 milyon kişi ile hemhal oluyor. Bizim sırf Suriyeli sayımız 3 milyon 501 bin. Afganlılar, Iraklılar, Afrikalılar, Pakistanlılar var. Birçok coğrafyadan insan var. Vize serbestisi varmış gibi yapılıyor, işlem yapılmıyor. 

2015'te 8 bin 500 kişi adalara geçiyordu, 2017'de 79, şu an ilk on ayda 86, yıl sonu itibarıyla yine 80'lerde kalır.

Bırakın gitsinler Yunanistan'a diyorlar. Onlar mutabakata madem uymuyor siz de uymayın diyorlar. Bunu yaptığımız zaman Türkiye bu yönetmeye çalıştığımız göç meselesini yönetemez hale gelir. 4 bin 382  organizatör yakalamışız hapishaneye göndermişiz. Bu bir ticaret sektörü haline geldi. Bu organizatörlerin bir kısmı Türk bir kısmı Suriyeli. Sahil güvenlikte orada çalışan arkadaşlarımıza ciddi bir şekilde bütün kabiliyetimizi sevk etmeye çalışıyoruz. Bu iş başladığı zamanlar yakalananlar geçenlerin yüzde 10'ydu. Şimdiye kadar 205 bin 523 düzensiz göçmen yakalandı.

Afganistan meselesi gözden kaçıyor. Ciddi şekilde düzensiz göçmen girişi var Afganistan'dan Türkiye'ye. İkincisi de uyuşturucu konusunda Afganistan'dan yönlendirme söz konusu. Özellikle afyon onlarca kat arttı. Amerikalılar geldikten sonra kontrol altına alınamadı.

Doğru bilinen yanlışlar diye bir nokta koyuluyor ya aslında biz bu konuda bu kadar yoğun göçü ilk kez deneyimliyoruz ama burası bir göç toprağı. Bizim yaşlarımızda Bulgaristan'dan rahmetli Özal 300 bin kamplardan gelince kara kara ne yaparız diye düşünüyordu. Ama biz ilk kez bu kadar yoğun göç ile karşılaşıyoruz. Yıllarca aynı kıbleye birlikte yöneldik aynı millet oldu. Şimdi bu insanların başına bir sıkıntı geldi. Böyle bir sıkıntıda onlara sırtımızı dönmemiz olmaz. Biz 15 Temmuz'dan bu kadar rahat nasıl kurtulduk. Bize bu kadar büyük kurulan bir tuzaktan kurtulduk. Buna inanmasak nasıl doğrulabiliriz. Bunu siyasi bir rant yapanlar var. Her tecavüz ve taciz olayını bu adamların üstüne yıkmak doğru değil. Suç olaylarına karışmaları da normaldir. Ama suça karışma trendleri azalmaktadır. Çünkü neler yapılıyor. 1 eğitim 2 sağlık aile, diyanet yoğun çalışmalar ortaya koyuyoruz. Ayrıca milletimiz şunu bilsin suç işleyen kim varsa biz karşılığını veririz. İçişleri olduğumdan beri dilenciler üzerinde çalışma yapıyorum. Suriyeli dilencileri önce kampa alıyoruz sonra kusura bakmayın diyoruz. 

Sadece Suriyelilere yapmıyoruz başka başarılarımız da var. Avrupa bu meseleyi yönetemiyor. Yaklaşık 24 bin Afgan şu son 11 ay içinde Afganistan'a gönderdik. Dünyada böyle bir operasyon söz konusu değildir. Şimdi aynısını Pakistanlılarla gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bunların bir kısmını ihtiyaç olarak bünyemizde bulundurabiliriz. Bunları düzensiz bir şekilde yaparlarsa bizim görevimiz onları geri göndermektir. Düzenli olursa bünyemize katabiliriz.

Suriyeliler için halkın izlenimi için samimi söylersem çok olumsuz başladı ama alışma süreci ile devam ediyor ama Suriyelilerin bizim ekonomimize katkısını işadamlarımız seslendirmiyor, anlatmıyor kusura bakmasınlar ben bunu söylemek zorundayım. İş adamları çalıştırıyor ama kayıt altına almıyor bize verdikleri sözde durmuyorlar. Biz hükümet olarak sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz ama bunu burada görmezden gelmemek gerekir. Bir çok söyleyeceğim şey var ama burada tartışmaya açmak istemiyorum ama kim tartışırsa da tartışabilirim. Burada sağduyulu bir tablo ortaya koymak lazım. Bizim bu nesil herşeyi gördü. Ama bizden sonraki nesle iyi bir Türkiye bırakıyoruz. Avrupa'ya gittikleri zaman biz üstümüze düşeni yaptık  siz bizi yalnız bıraktınız diyebilecekleri bir Türkiye bırakıyoruz.

Şimdi Türkiye sadece dağlarda kahramanlarımızla terörle mücadele etmiyor, uluslararası alanda da çok iyi yönetiyor. Biz İdlib'i bilmesek DEAŞ saldıları karşısında ne yapacağımızı bilemeyiz. Bunlar milli meselelerdir. Bizim orada, şurada ne işimiz var' diye söylenenler var. Sadece iktidara muhalefet etmek için bu sözler söylenmez. Eğer bomba Afrin'de hazırlanıyorsa, terör örgütü Afrin'de eğitiliyorsa bizim Afrin'de işimiz var. Fırat'ın doğusunda da Fırat'ın batısında da işimiz var. Yeni dünya düzeninde sadece kendi ülkesinin sınırları içinde değil etrafındaki ülkelerin de düzeninde kontrol sahibi olmak gerekiyor. Ancak buna sahip olan Türkiye terörle mücadele edebilen bir Türkiye haline gelir.

Terör örgütü 70 kişiyi ikna etti dağa götürdü biz 170 kişiyi ikna ettik geri getirdik. Birtakım belediyelerin tekrar HDP'ye geçeceği söyleniyor. Diyelim ki geçti, ne dediklerini biliyor musunuz? Söyledikleri şu, '31 Mart'tan sonra belediyeler bizde; eğer buralarda çalışmak istiyorsanız ailenizden bir kişiyi şimdiden dağa gönderin.' Şimdi ben devletim, ne yapmam lazım. Seyredeyim mi, seyredelim mi?" Benim görevim 31 Mart'tan sonra değil 31 Mart'tan önce müdahale etmektir. Amerika gibi bir ülke buna moral destek sağlıyor. İçişleri bakanı, Adalet bakanına yaptırım uyguluyor terör örgütüne destek sağlıyor bunu hangi akılla izah edersiniz? Hiç bir akılla izah edemezsiniz. Terör örgütünü psikolojik ve fiziki olarak çok büyük hüsrana uğrattık. Türkiye içinde 371 üst düzey terörist etkisiz hale getirildi.

Diyarbakır, Kayyum devam etsin diyor. Vatandaş hizmetten memnun. Güvenlik var huzur var hizmet var. Böyle devam etsin diyorlar. Biraz tecrübeli ama hevesli kaymakamlar gönderdik. Biz askeri kanatla uğraşırken kaymakamlar, sözleşmeli öğretmenler, doktorlar onlar da ayrı mücadeleler veriyor oralarda. Hizmet edenin de hizmet alanın da morali yüksek. DHKPC nin olduğu bir belediyenin ayakta durmasına izin verebilir miyiz? Devlet olarak görevimiz buna engel olmaktır.

FETÖ ile mücadelede Türkiye mücadelesini çok başarılı bir şekilde yürütüyor. Kılı kırk yararak mücadele ediyoruz. Çok abartıyorsunuz diyenler olmuştur belki de Türkiye'nin dönümü 15 Temmuz'dur. Hem ülke hem devlet hem millet olarak çok haksızlılıkla karşılaştık. Bunu böyle görmezsek büyük bir sıkıntı ile karşılaşırız. Bir takım operasyonlar yaptık. Bylock operasyonu yaptık. Ankesörlü ardışık operasyonlar şuanda elimizdeki en önemli meselelerden biridir. Bitirdiğimiz andan itibaren belki FETÖ'yü çözmekteki en başarılı olacağımız yer burasıdır. Çok önemli bir adım attık. Geri kalanları da temizleyeceğiz. Ankesör ve ardışık aramalarla bağlantılı çok enteresan bir şey var, burada yakaladıklarımızdan yüzde 30’un üzerindeki itirafta bulunuyor ve 'Evet' diyor 'Biz böyleyiz'. Verimli bir araziye gelindi ve güzel sonuçlar alınıyor. Kılı kırk yararak elimizdeki bu verimli araziyi de tüketmemek için arkadaşlarımız iyi bir iş ortaya koyuyorlar. Bunlar ülkemizin bağımsızlığı için önemli adımlardır. Bu biterse rahatız. Bitiş tarihini biliyoruz ama bu bizim stratejimizdir.

Uyuşturucuya gelirsek şöyle öncelikle uyuşturucu sağanağı altında olduğumuz doğrudur, kabul etmek lazım. Bu konuda hükümetin topyekun bir çalışması var. Cumhurbaşkanımızın biri uyardığı yerler oluyor, önerdiği konular oluyor. Bu yıl tutuklanan sayısı yaklaşık 17 bin 57. Az bir rakam değil. İlk 9 aylık rakamlar. Eroinde 14 tonla arttı ama esrar düşüyor çünkü kenevir tarlalarına ciddi operasyonlar uygulandı. Bunlar hep adli tıp verileri. Kolay çıkmıyor bu rakamlar. Yani bu konuda okulları güvenlik şemsiyesi altına aldık. Okullar yetmiyor, parklara da basıyoruz. Bu konuda ciddi adımlar atıyoruz. Yıl sonuna kadar trendleri düşürmeyi hedefliyoruz. Şuan 50 bin civarında uyuşturucudan tutuklu kişi var cezaevlerinde.

Israrlı denetim yaptığınız zaman trafik kazalarını azaltıyorsunuz.

Attığımız adımlar taksicilerimizin de vatandaşımızın da hoşuna gidecek. Bunu özellikle gerçekleştireceğiz, yakın bir zamanda göreceksiniz, bu gerekliydi diyeceksiniz.

Bin 170 nüfus memuru alıyoruz, bir ay içerisinde de başlarlar."

Bunlar da İlginizi Çekebilir