Yazarlar
02 Aralık 2019 ( 59 izlenme )

Suay Karaman: KOYMAK VE SİLMEK

TBMM’nin 21 Kasım 2019 tarihindeki oturumunda, CHP grubunun “12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren Kenan Evren'in adının kamusal mekânlardan kaldırılmasına” ilişkin grup önerisi ele alındı.

 

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol söz alarak 12 Eylül 1980 darbesinde yaşananları anlattı ve darbenin başı Kenan Evren’in adının Ankara’nın Evren ilçesi dâhil olmak üzere okul, cadde, sokak, mahalle, köy ve kışlalardan silinmesi gerektiğini bildirdi.

 

Daha sonra söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfi Türkkan, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, AKP Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, 12 Eylül 1980 darbesinde ülkemizde yaşananları anlattılar ve CHP’nin önerisini desteklediklerini bildirdiler. Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Celal Adan da benzer sözlerle darbeleri kınadı. Yapılan konuşmaların ardından CHP’nin önergesi oylandı ve sonuçta kabul edilmedi.

 

Yapılan konuşmalar ile verilen oyların birbirini tutmadığı görülen TBMM’ye güven her geçen gün azalmaktadır. İşin doğrusu ne olduğu belli olmayan bu yeni sistemde zaten TBMM’nin bir varlığı da yoktur, çünkü her şey tek adama bağlanmış durumdadır ama bir işe yaramayan 600 milletvekili ile danışmanları ve sekreterleri devletten maaş almaktadır.

 

Kenan Evren’in adının kamusal alanlardan silinmesi konusunda TBMM’deki tüm siyasi partiler anlaşıyor. Ancak %92 oy ile kabul edilen Kenan Evren’in anayasasına oy verenler, bugün darbe karşıtlığı yaparak, kendi yaptıkları sivil darbeyi gizlemektedirler. Kenan Evren’in adını silmek isteyen tatlı su demokratları, neden Siyasi Partiler Yasası ile Seçim Yasalarını değiştirmek için çabalamıyorlar? 12 Eylül 1980 darbesinin ürünü olan Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasaları, bugün iktidarın da, tüm muhalefetin de işine gelmektedir. Geleceği belirlemekte anlaşamayanlar, geçmişi değiştirmekte anlaşabiliyorsa buna demokrasi denemez.

 

12 Eylül darbesinden 33 yıl sonra Kenan Evren göstermelik olarak yargılandı. Ancak ülkeyi 12 Eylül’e taşıyan sivil yöneticileri yargılamak kimsenin aklına gelmedi. Ülkeyi darbe ortamına getiren koşullara destek olanların da yargılanmadığı bir süreçte, sadece kendimizi kandırmaktayız. Eğer askeri ya da sivil darbe olmasını istemiyorsak, o darbeyi hazırlayan koşulların da yaratılmaması gerektiğini unutmamalıyız; hukuk dışı tutum ve davranışlara onay vermemeliyiz. Günümüzde Kenan Evren’in gölgesinde siyaset yapanların bazıları doğrudan ya da dolaylı olarak siyaset sahnesinde dans ederek, demokrasicilik oynamaktadırlar.

 

Kamusal alanlara sadece ulusal kahramanların isimleri verilmelidir. Yoksa sıradan başbakanların, cumhurbaşkanlarının isimlerinin verilmesi gelecekte büyük yanılgılara neden olur ve dönülmez sıkıntılara yol açar. Kimin kararıyla olursa olsun tarih değiştirilemez. Kenan Evren ve 12 Eylül 1980 süreci, tarihimizde bazıları tarafından alkışlanan ama aslında utanacağımız kara bir sayfadır. Bu kara sayfa İngiliz zırhlısıyla vatanı terk edenlerle ve ulusal varlıklarımızı yabancılara peşkeş çekenlerle eşdeğerdir. Tarih yeniden yazılamaz, hatalardan ders alınarak doğru yönetim yapılır.

 

 

İlk Kurşun Gazetesi, 2 Aralık 2019.

Bunlar da İlginizi Çekebilir