Yazarlar
31 Mayıs 2020 ( 28 izlenme )
Reklamlar

SAĞLIĞINIZ YERİNDEYSE DÜNYANIN EN ZENGİN İNSANI SİZSİNİZ

Çiğdem Çimen yazdı...


Çoğumuzun aklına bolluk ve bereket denilince maddi zenginlikler gelir. Çok parası olan birini bolluk ve bereket içeresinde görürüz. Sahip olduğu parayı hakkıyla harcayıp harcamadığını sorgulamayız. Belki bu zengin kimse iyilik yap denize at düşüncesinden uzaktır. Belki kendi hayatında manevi yönden kıtlık yaşıyordur. Neden böyle düşünmeyiz ki? Corona süreci ile en önemli bolluk ve bereketin sağlık olduğunu hep birlikte deneyimledik. Son model bir arabanızın olduğunu düşünelim. Sokağa çıkma yasağı ile bunun önemi kalmıyor. Siz de herkes gibi sosyal hayatınızdan uzaklaşıyorsunuz. O lüks aracınız garajınız da beklemeye başlıyor. Neye ihtiyacımızın olduğunu hissetmeye başladıysak asıl bolluk ve bereket onlardır. İstediğimiz anda istediğimiz yere gidebilmek, sevdiklerimiz ile sohbet etmek, sahilde bir bankta oturup denizi seyretmek… Yani bugünlerde kurallara göre yaşarken yapamadıklarımız… Kendinizi tarafsız bir gözle bir değerlendirin. Belki ekonomik gücünüzü kaybetme korkunuz ve daha çok kazanma hırsınız ile kendinizi pek de sevmezsiniz… Unutmayalım ki hepimiz sahip olduklarını bırakıp gidecek olan ölümlüyüz. Ne zaman sahip olduklarımızın aslında bize ait olmadığını fark edersek o zaman her şey bizimdir. İnsani ilişkilerimiz de bolluk ve berekettir. Sabah işe giderken, karşıdan gelen birisinin size gülümseyerek günaydın demesi gibi… Aman sakın neden durduk yere bu insan bana gülümsedi demeyin. Sizin de karşılığınız gülümseme olsun. Gün boyu başkalarına da gülümseyin. Bolluk ve bereketi çoğaltın. Sevdiklerinize karşılık beklemeden yardım edin. Onlara içtenlikle teşekkür edin. İltifat da edin. Hiçbirşey kaybetmezsiniz. Elimizdekilerin değerini kaybetmeden bilmeliyiz. Sahip olduklarımız için şükretmeliyiz. Bunu kaderci anlayış olarak düşünmeyin. Bizim olan her şeye, bulunduğumuz duruma şükretmeyi bilmezsek daha iyisine sahip olamayız. Çalışıp çabalamadan sadece şükredenlerin hedefi olmaz. Onlar şükretmenin negatif hallerini sergiler. Kendinden daha aşağı bir durumda olan kimselere acıyarak, küçümseyerek kendi haline şükreder. Corona dönemi evlerimizi düzenlememiz için de bir fırsat oldu. Kullanmadığımız pek çok eşyayı hatırladık. Çok eşya, enerjinin rahat hareket etmesine engeldir. O eşyaları ihtiyaç sahiplerine ulaştırabiliriz. Misafirlik ayırdığımız pek çok eşyayı da kendimiz kullanmayız. Ne de olsa misafir odası kültürü olan bir toplumumuz. Oysa ne gereği var. Bugünler de anladık ki beş dakika sonramızın garantisi yok. Sahip olduklarımızın en iyisini kendimiz kullanmayı hak ediyoruz. Elbette yeniden birbirimize konuk olduğumuz günlerde gereken özeni gösterelim. Ama evlerimizde en özel misafirin kendimiz olduğunu unutmayalım. Söylediğimiz sözlerin hayatta karşılığı vardır. Olumsuz ifadeleri hiç kullanmayalım. Para kim ben kim, azıcık başım kaygısız başım gibi ifadeler kullanmak bolluk ve bereket getirmez. Aynı şeyleri düşünmek, konuşmak hayatımızı değiştirmez. Verdiğimiz tepkileri değiştirelim. Hep olumsuz düşünürsek bolluk ve bereketi yaratamayız. Doğru kelimelerle doğru sorular soralım. Bu benim başıma neden geldi? Niçin hep böyle oluyor? Gibi sorular doğru sorular elbette değil. Bugün mutlu olmak için daha neler yapabilirim? Bundan daha iyisi ne olabilir? İnsanlığa nasıl hizmet edebilirim? Ve sahip olduklarını paylaş. Örneğin bilgini paylaş. Bilginin sahibi olmaz. Bilgi birisine ait değildir. Bilgi paylaşılır. Bilgi herkes içindir. Ve birilerinin kalbine dokunmayı unutma…

İLK KURŞUN

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bölücüler ABD'nin İran'a saldırısını bekliyor FETÖ'cülere yardım eden aileye gözaltı!. Çanakkale Savaşı hurafeleri AK Parti'den flaş Cemal Kaşıkçı açıklaması! Cesedi bulundu mu?