HIZLA DONÖR ÇAĞRISI YAPILMALI
Bu tedavi yönteminin uygulanması için hızla donör çağrısı yapılması gerektiğine dikkat çeken Ovalı, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu durumda biz eğer doğru bir konvelsan plazma tedavisi yapacak isek havuzlanmış, içindeki antikorun 1/300'den daha yüksek olan, içinde elektrositlere karşı antikor miktarının düşük olduğu, patojen free ve konsantre bir plazmaya ihtiyacımız var. Hepimiz biliyoruz dün itibarıyla Sağlık Bakanlığımız hızla bu tedaviyi onayladı. Biz bu açıdan son derece mutluyuz ve bir de genelgenin arkasında dikkat edilmesi gereken noktaları yazdı. Şimdi, bakanlığımızın bu şartları oluştururken şunu göz önüne aldığını çok iyi anlıyorum. Hızla plazma tedavisi her yerde devreye girebilir. Yalnız benim bu noktada kuşkularım var, standart plazma beraberinde istenmeyen sorunları getirebilir. İşte bu yüzden grubumuz 4 haftadır çalışıyor ve şu anda üretime hazır olan FDA'in (Amerika Birleşik Devletleri'nin Sağlık Bakanlığı'na bağlı; gıda, diyet eklentileri, ilaç, biyolojik medikal ürünler, kan ürünleri, medikal araçlar, radyasyon yayan aletler, veteriner aletleri ve kozmetiklerden sorumlu bürosu) belirttiği standartta ürünü hazırlamış durumda. Bir kere donör seçim kriterlerimiz var. Bu noktada, bir şeyin altını çizmek istiyorum. Ülkemizde özellikle konvelsan plazmayı ana kaynağı olan bağışık donörlere ulaşabilmek mümkün ve burada alınan standartlar da çok ağır değil. Şu anda bizim sadece kendi hastalarımızdan saptadığımız, özellikle kendi hastalarımıza bulaştırmış olan hastalarımızın çocuklarının immün olduğunu görüyoruz ve bizim elimizde yaklaşık 20 civarında donör var. Bir kere donör çağrısı hızla yapılmalı, davet edilmeli. Bu noktada tarama testleri çok önemli. tarama testleri sadece hastalara yapıldığı sürece, bizim immün insanları bulabilme şansımız kısıtlanıyor. O yüzden bir organizasyonun alınan karar hızla eklenmesi gerekiyor..
"ŞU AN ELİMİZDEKİ EN ETKİLİ TEDAVİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ"
Şu anki üretim metodlarını da anlatan Ovalı, "Uygun donör seçiliyor, önce patojen inaktive ediliyor, içerisindeki proteazlar (Proteinlerin parçalanmasından sorumlu enzim grubu) ki bu viral enfeksiyonlarda bunları çok istemiyoruz, azaltılarak konsantre ediliyor. Sonra içindeki antibody titresi (Bir antikor titresi, belirli bir epitopu tanıyan ve hala pozitif bir sonuç veren en büyük seyreltmenin tersi olarak ifade edilen bir organizmanın ne kadar antikor ürettiğinin bir ölçümüdür.) gösteriliyor ve 100 ml'lik kryobagler halinde hazır. Yapılan kalite kontrol testlerinden bir tanesine dikkatiniz çekmek istiyorum. Bu teste özellikle canlı Covid-19 virüsü üzerinde değişik ilüzyonlarla koyduğunuzda elinizdeki plazmanın etkinliğini gösteriyor. Sonuç olarak plazma tedavisi elimizdeki en güçlü tedavi ve bunun biran önce uygulamaya yüksek standartta girmesi gerekiyor. Bunun için de bir organizasyon hazırladık, yakında bakanlığımıza sunacağız. Bu organizasyonda donör seçimi ve gelişmeleri takip edecek ve verilen plazmanın etkinliğini takip edecek bir bilim kurulu, bir üretim merkezi, bir donör organizasyon alt yapısının hızla oluşması gerekiyor. Ben bakanlığımızın bunları çok kısa sürede organize edeceğine inanıyorum. Ve bilimsel verilere göre şu an elimizdeki en etkili tedavi ile karşı karşıya olduğumuzu belirtmek istiyorum" diye konuştu.

BAKAN VARANK DA PROF. DR. OVALI'YA SORULARINI YÖNELTTİ
Ovalı'nın sunumunun yapmasının ardından canlı konferansta kendisine sorular yönelten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Şöyle bir cümle kurdunuz, aslında tedavilerine etkinliği ile ilgili bir endişe belirttiniz başta ama bu antikor tedavisi ile ilgili de çok heyecanlı konuşuyorsunuz. Burada ufak bir çelişki var gibi anlaşılabilir izleyicilerimiz tarafından. Antikor tedavisi sonuçta çok geleneksel bir yöntem, dünyada herkes bunu uyguluyor ve bir netice alıyor. Sizin gözlemlerinize göre iyileşme oranlarından bahsedebilir misiniz?" diye sordu. Ovalı, Varank'ın ilk sorusunu, "Sonuçlar ile ilgili, mevcut tedavilerin işe yaramadığını söylemek istemiyorum sadece bir çok tedavi değişmesine rağmen ölüm oranları Aralık'ta da aynı, bugün de aynı. Yalnız Çin datasına bakarsanız diyor ki, verdiğim tüm hastalarda işe yaradı. MERS ve SARS da öyle, H1N1 de öyle, EBOLA da öyle. Aslında bu çok klasik bir tedavi, gerçekten işe yarayabilir. Ama yüzde yüz mü, bu sorunun cevabını önümüzdeki birkaç haftada verebileceğim" diye yanıtladı.

Ovalı'nın çıkarttığı çalışma modeli hakkında da soru yönelten Varank, "Bir model çıkartmışsınız modelinizde anladığımım kadarıyla sadece virüs testi değil, antijenden giden sistem ile hasta olmuş ve tedavi olmuşlardan antikor almayıp bu antikor bazlı testleri de yaparak hiç belirtisiz bu işi atlatanları da tespit edip bunlardan da antikor plazma üretimi yapalım diyorsunuz. Ama benim konuştuğum insanlar şunu söylüyor eksik bilgi olabilir. Antikor testlerindeki doğruluk oranlarında bir sıkıntıdan bahsediliyor. Yani bu PSR temelli antijen testleri kadar doğruluk oranlarını yakalayamadığı… Sizin yaptığınız çalışmalarda böyle bir şeye şahitliğiniz oldu mu? antikor testlerinin başarılarını nasıl görüyorsunuz?" dedi.

."BİZ SİZLERİN BİZE VERECEĞİ HER ŞEYE HAZIRIZ"
Prof. Dr. Ercüment Ovalı bu soruya ise, "Yanlış pozitifliği az ama yanlış negatifliği fazla. Ama zaten biz bu donörlerden elde ettiğimiz sonuçları, virüs üzerine plazmayı koyup virüsü durdurup durdurmadığını zaten gözlemliyoruz. O yüzden bu risk azalır. Ama ben bir ekonomist değilim, bunun ülke ekonomisine, böyle büyük bir taramanın ya da bu taramalardaki yanlış sonuçların ülke ekonomisine zararı ne olabilir. Bize bir yol gösterirseniz bakanlık olarak, biz o modeli bakanlıklarımız ile birlikte dizayn edebiliriz" şeklinde yanıt verdi.

Bakan Varank'ın "Aslında Türkiye'nin her tarafında bu işi yapmak isteyen ekipler var. Mesela Gaziantep'te bir ekip var. Diğer arkadaşlar da çalışmak istiyor. Madem bir standart oluşturulması gerekiyor. Bu ürünün standardı ile ilgili bir yapıyı hızlıca kurmaya çalışsak, bu standardı oluşturacak yapıyı belki TÜBİTAK altında kurabiliriz ya da sizin çalıştığınız merkezi bir ulusal altyapıya çevirip orada böyle bir şey yapabiliriz. Bu konuda da fikrinizi merak ediyorum" sorusunu ise Ovalı, "Diğer grupların çalıştığını biliyorum, iyi ki varlar. Biz sadece Acıbadem olarak Türkiye'ye yetebilme imkanına sahip değiliz ama standardın oluşturulması çok önemli. Antep de, Hacettepe'de bunu yapmalı. Belki şöyle bir hizmeti verebiliriz, plazmalar merkezlerde toplanır, bunların inaktive edilmesi belli merkezlerde yapılır. Bunların belli merkezlere gelip standart üretimi olabilir. Ama bu arada, standart ürünün yetişemeyeceği hastaların olduğunu biliyoruz. Bu durumda da tabii ki diğer ürün hastalara verilebilir ama benim tek endişem, diğer ürün ve standart ürünün kullanılması ile birlikte çıkabilecek tedavi farklılıklarının bir hayal kırıklığı yaratarak plazmanın önünü kapatması. Aslında temel korkum bu. Çünkü verdik işe yaramadı, insanlar panik halinde ve hekimler o tedaviyi hızla terk edecek. Standartta gidersek, akını ve karasını göreceğiz. Biz sizlerin bize vereceği her şeye hazırız. Bizi koordine edin, belirlediğiniz şekilde çalışalım. Yeter ki bizi dinleyin" diye cevapladı..

Bunlar da İlginizi Çekebilir