241 izlenme23 Mart 2020
Salgının merkezi durumuna gelen 'da  her gün yüzlerce can almaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından "pandemi" (küresel salgın) ilan edilen koronavirüs salgını vakası dünya çapında 220 bini aşarken, son günlerde en yüksek ölüm ve vaka sayısı İtalya'dan geliyor. Önlemlerin geç alındığı ve halkın tedbirlere uymadığı İtalya'da ülke karantina altına alınırken, bölgede yaşayan Türk vatandaşları yaşadıklarını anlatmaya devam ediyor. Ülkede araştırma projesi için bulunan  isimli Türk vatandaşı salgın sürecinin ilk gününden bu yana yaşadıklarını anlatırken, İtalya'dan örnekler vererek Türk vatandaşlarını da uyardı. İtalyan halkının ilk vakanın üzerinden 3-4 gün geçtikten sonra "bana bir şey olmaz" mantığı ile gündelik hayatlarına devam ettiğini belirten Yılmaz, bu durumun salgının yayılmasının en büyük nedeni olduğunu söyledi. İşte İtalya'da yaşananlar….

Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz? Neden İtalya'dasınız ve mesleğiniz nedir?
Merhaba; Ben Mehmet Fatih Yılmaz. Öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım. İtalya'ya doktora sonrası araştırma projesi için eşim ve bebeğimle birlikte geldik. 1 Şubat 2020 tarihinde İtalya'ya geldik.

İtalya'daki ilk vaka ortaya çıktığında neler yapıldı?
İtalya'ya geldikten yaklaşık 20 gün sonra İtalya'daki gündeme gelen ilk korona vakası ortaya çıkmış oldu. Milano'ya 20-25 kilometre mesafede, Lombardia bölgesinde koronavirüs tespit edildi. Bu koronavirüsün tespit edilmesinden sonra o vatandaşın temasa geçmiş olduğu yakın çevresindeki insanların tespit edilmesi ve onların testlerinin yapılması süreci başladı.

"RED ZONE UYGULAMASI YAPILDI"
Bu süreçte ilk olarak o bölgedeki 3 ilçeye giden trenler o istasyonlarda durmamaya başladı. Ama ülkenin genelinde ya da Lombardia bölgesinin geri kalanında herhangi bir karantina uygulaması yoktu. Sadece belli bir kırmızı bölge yani "red zone" uygulaması vardı. Bu red zone alanının içerisinde dışarı çıkma kısıtlaması vardı. İlçelerden bu alana giriş çıkışlar kontrol altına alınmıştı. Ülkenin geri kalanında herhangi bir önlem alınmamıştı.

Halk alınan önlemlere ne gibi tepki verdi? Yasaklara uydular mı?
O tarihlerde tabi ki ilk vaka görüldüğünde insanlarda bir tedirginlik ve o tedirginlikle birlikte marketlere yönelme veya sokaklardan çekilme söz konusu oldu. Okullar tatil edildi, belli devlet kurumları çalışmalarına son verdi. Çünkü buradaki postane gibi veya sağlık hizmetleri veren bazı kurumlarda çok fazla bekleme yerleri vardı. Büroların içerisinde birçok insanın beklediği alanlar oluyor veya kuyruklar oluyor. Böyle bir ortamın virüsün yayılmasına katkı sağlayacağı için onları kapattılar. Bu bölgelerin çalışmaları sınırlandırıldı.

"BANA BİR ŞEY OLMAZ" MANTIĞIYLA HAREKET ETTİLER
İnsanlarda 3-4 günlük bir tedirginliğin ardından insanlar olaya alışmaya ve normal gelmeye başladı. Normal hayatlarına devam etmeye, dışarı çıkmaya, eğlenmeye devam ettiler. O zaman sanatsal etkinlikler, fotoğraf etkinlikleri vardı. Bu tarz etkinlikler durdurulmamıştı, devam ediyordu. Gece kulüpleri ve eğlence merkezleri saat 18'dan sonra kapatılmıştı. 18'e kadar açıktı ve insanlar oralara gidip istedikleri şekilde eğlenebiliyorlardı. Bu tabi birinci haftadan sonra insanlarda "Nasılsa bize bir şey olmuyor, bizim bulunduğumuz bölgede bir şey yok" düşüncesiyle daha rahat hareket etmelerine ve bu rahat hareketin sonucun virüsün daha hızlı yayılmasına neden oldu diyebilirim.

Virüs nasıl bu denli hızlı yayıldı?
Sonuçta ilk başta Lombardia'nın belli bir bölgesinde bu virüs çıkmış olsa dahi, 20-21 Şubat tarihlerinde görüldü. O tarihlere çok yakın bir zamanlarda yani 3-4 gün içerisinde İtalya'dan İspanya'ya giden vatandaşlarda virüs tespit edildi. Yani sadece o bölgede karantina altına alınan bölgede değil; uçağın kullanıldığı, havaalanlarının kullanıldığı bölgelerde de virüslü vatandaşların hastalık taşıyan taşıyıcı insanların rahat bir şekilde hareket edebildiğini ben kendim buradan çıkarabiliyorum. Sonuç olarak sadece bir bölgenin karantina altına alınması, virüsün yayılmasını engellemedi.

Virüsün yayılma hızı arttıkça hükümet ne gibi adımlar attı?

"KARANTİNADAN KORKUP ÜLKEYE YAYILDILAR"
Virüsün yayılma hızı artınca bu sefer hükümet Lombardia'nın tamamını seyahat kısıtlamasına almaya karar verdi. Ancak bu kısıtlama saat 24.00'te uygulanacakken, aynı gün saat 21.00'de de Lombardia'ya seyahat kısıtlaması uygulanacağı duyuruldu. Vatandaşlar bu şekilde bundan haberdar oldu. O tarihlerde insanlar seyahat kısıtlamasından korktukları için karantina altına girmekten korktukları için sırtına çantasını alan ülkenin geri kalan kısımlarına yayıldı. Hatta buradaki Türk öğrencilerden de ülkenin diğer bölgelerine gidip daha sonra farklı Avrupa ülkelerine mesela Almanya'ya geçip ordan Türkiye'ye aktarmalı olarak gidenler, gitmeye çalışanlar da oldu. Bu şekilde İtalya'daki durum kontrol altına alınmadan bütün ülkeye bir anda yayılmış oldu. Sonuçta bu virüsü belki birkaç tane taşıyan taşıyıcı vatandaş trenlerle, toplu taşıma araçlarını kullanarak birçok insanı enfekte edip daha sonra onların da ülkenin geneline yayılmasıyla birlikte sadece Lombardia bölgesinde virüsün görüldüğü bir yoğunluk varken, bir anda İtalya'nın tamamında vakalar görülmeye başlandı.

İtalya'daki hastanelerde son durum nedir?
Sayıların artması sonucunda bu bölgedeki hastanelerin yetersiz olduğu ve gerekli yoğun bakım ünitelerinin yetersiz kaldığı gerekli sağlık hizmetlerinin verilemediği söyleniyor. Ben kendim gidip bunu bir sağlık kuruluşundan görmedim ancak bizim buradaki öğrenci gruplarından yapılan paylaşımlarda sağlık sisteminin yetersizliğinden genel manada bahsediyorlar.

"EMEKLİ DOKTORLAR DAHİ GÖREVE ÇAĞRILDI"
Burada virüsten dolayı emekli olan doktorları dahi göreve çağırdılar, biraz daha iyi hizmet verebilmek ve virüslü insanları daha iyi tespit edebilme adına. Vaka sayısının artmasıyla birlikte artık yeteri kadar test yapamaz hale geldiler. Test yapabilecekleri insan sayısı belli, artık bir semptom göstermeyen ya da virüse yakalandığına dair bir emaresi olmayan insanlara testleri uygulayamaz hale geldiler. Bu da kontrol altına alınan insan sayısını etkiledi. Virüslü vakayı tespit edemiyorsan, bir şekilde virüsün yayılmasına engel olamıyorsun. Burada devletin almış olduğu önlemler başlangıçta yetersizdi ve bu önlemleri insanların vurdumduymazlığı, insanların kendi eğlencelerine ve sosyal hayatlarına düşkün olmalarından dolayı normal zamandaymış gibi hayatlarına devam etmeye çalışmalarından dolayı virüsün yayılım hızı tabi ki de daha hızlı oldu.

Marketlerde yiyecek-içecek bulmakta sıkıntı var mı? Gıda sıkıntısı çekiliyor mu?
Burada marketlerle ilgili herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Şu anda Lombardia'nın tamamında sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Belli bir gerekçen yoksa sokağa çıkamıyorsun. Sokağa çıktığın zaman eğer polis seni çevirirse bir gerekçen olması lazım ve bir belge doldurman gerekiyor. O belgenin içerisinde neden dışarı çıktığını belirtmen gerekiyor. Temel ihtiyaçların için dışarı çıkabilirsin.

"YASAKLARA UYULMADI"
Devletin başta koymuş olduğu kurallara veya çağrılara insanlar uymuş olsaydı belki de sokağa çıkma yasağı gelmeden salgını engellemek mümkün olabilirdi. Ancak şu anda salgın haline dönüştüğü için bu yasaklar devlet eliyle geliyor. Buradaki halkın yapmış olduğu hatalardan birisi bu. Çünkü devletin alabileceği önlemler belli, devlet sana "kendini koru, izole et, sokağa çıkma, belirli temizlik kurallarına uy, elini yıka, kalabalık ortamlardan kaçın, toplu taşımayı mümkün olduğunca az kullan" gibi kurallar söylüyor. Eğer insanlar bu kurallara uymuyorsa virüse temas etme ihtimali artıyor.

"MARKETLERE SAYILI KİŞİ ALINIYOR"
Marketlerle ilgili şöyle bir uygulama var, karantinayla birlikte ortaya çıktı. Marketin içerisindeki insan sayısını büyüklüğüne göre kısıtlıyorlar. Marketin içerisinde 5 kişi, 10 kişi anca alışveriş yapabiliyor ve aileden sadece 1 kişi market alışverişine gidebiliyor. Market alışverişine gittiğiniz zaman, marketin önünde açık alanda sıraya giriyorsunuz. Sırada insanların arasında 2-3 metre mesafe oluyor ve sırayla içeri giriyorsunuz. Ancak içerde yoğunluk yok, içerisi sakin. Market içerisine girdiğinizde insanlarla temas etmeden rahat bir şekilde alışverişinizi yapabiliyorsunuz. Böylece kapalı alan içerisinde virüsle temas etme ihtimalinizi azaltıyorlar. Yoğun günlerde biten ürünler şu anda marketlerin raflarında bulunabiliyor. Onları bulmayla ilgili bir sıkıntı şu an için yaşanmıyor.

"İTALYANLAR TEDBİRLERİ ABARTILI BULDU"
Buradaki vatandaşlar gözlemleyebildiğim kadarıyla alınan tedbirleri biraz fazla buldular. Esasında alınan tedbirlerin biz geç alındığını düşünüyoruz ancak İtalyan vatandaşları bunları abartılı buldu. İlk vaka çıktığında maçların seyircisiz oynanması gündeme geldi ve buradaki vatandaşlar bunu ciddi manada eleştirdi. Sosyal hayatlarından feragat etmek istemediler. Kendi normal yaşantılarından vazgeçmek istemediler. O yüzden alınan tedbirlerden pek memnun kalmadılar. Ama onların alınan tedbirlere uymaması, baştakine göre kıyasladığımızda daha katı bir uygulamaya neden oldu. Vatandaşların kurallara uymaması nedeniyle de vaka sayısının ciddi şekilde arttığı görülüyor.

İtalya'daki tedbirlere baktığınızda, Türkiye koronavirüse karşı yeterli önlemi alıyor mu?

"TEDBİRLER BİRÇOK ÜLKEDEN DAHA İYİ"
Gördüğümüz kadarıyla Türkiye'de ciddi önlemler alınıyor. Zaten ilk virüsün Türkiye'ye ulaşması Avrupa'ya ulaşmasından çok çok daha sonra oldu. İtalya'da Şubat ayının 20'sinde ilk virüs gözlemlenirken, mart ayının ortasında Türkiye'de virüsü teşhis ettik. Ve teşhis edilen vakanın İtalya'dan geldiği ortaya çıktı. Alınan tedbirler dünyadaki birçok ülkeden daha iyi, daha güzel.

Umarız virüsün yayılmasına en kısa sürede bir çözüm bulunur ve insanlar iyileşir, normal sosyal hayatlarına geri döner ve sağlıklarına kavuşurlar. Bunları temenni ediyoruz.

Takvim.com.tr / Özel haber

.

Bunlar da İlginizi Çekebilir