Yazarlar
01 Mayıs 2020 ( 5 izlenme )
Reklamlar

Çiğdem Çimen: KADIN VE EDEBİYAT

Kadın, edebiyat dünyasında var olma mücadelesi vermiştir. Antik Yunan’da Sappho, nadir görülen kadın şairlerdendir. Orta Çağ’ın sonlarında Christine De Pisan, mücadele bayrağını taşıyan isim olmuştur. ‘The Book of the City of Ladies’ (Kadınlar Kentinin Kitabı) adlı kitabı, Orta Çağ’da kadıların sesini duyuran önemli bir eser olarak yerini almıştır.
Aydınlanma Çağı ile birlikte kadınlar edebiyat sahnesine çıkmaya devam etmiştir. Marry Wollstonecraft, kadının da erkeğin de akıllı bir varlık olarak görülmesi gerektiğini, kadının da erkeklerden zihinsel olarak aşağı kalmadığını belirtmiştir. Bunun gibi düşüncelerini ‘A Vindication oft the Rights ff Woman’ (Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi) adlı kitabına dile getirmiştir. Margaret Fuller, ‘Woman In Ninenteenth Century ‘ (Ondokuzuncu Yüzyılda Kadın) adlı eseri ile ABD’de ilk büyük feminist çalışma olarak kabul edildi. Virginia Woolf, 20. Yüzyılda İngiliz Edebiyatı’nın en önemli temsilcilerinden biridir. Kendine Ait Bir oda, Dalgalar, Deniz Feneri, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Perde Arası, Jacob’un Odası, Orlando Yollar başlıca romanlarıdır. Virginia Woolf’un penceresinden kadının edebiyattaki konumuna bakarsak; 16. Yüzyılda kadının hiç yer almadığını görür, 17. Yüzyılda Anne Finc ile tanışırız. 19. Yüzyılda ise kadınlar özellikle roman türü ile edebiyat dünyasında kendilerinden söz ettirmişlerdir. Virginia Woolf, kadın tarihi üzerinde durmuştur. Tarihi bilmenin ve sorumluluk sahibi olan özgür bir kadın olabilmenin önemini vurgulamıştır. Kadının hayatın koşullarının bilmesi gerektiğini söylemiştir. Simone de Beauvoir ise edebiyatı felsefe yapmak için bir araç olarak görmüştür. Kadının toplumdaki rolünün gelişmesi için önemli katkılar sağlamıştır. Konuk Kız, Başkalarının Kanı, Her Erkek Ölümlüdür, Yıkılmış Kadın başlıca eserleri arasındadır. Birden çok denemeleri, otobiyografik hikâyeleri de vardır.
*** Türk edebiyatında kadın temsilcilerine baktığımızda Halide Edip Adıvar ismi dikkat çekiyor. Balkan Savaşları’ndan etkilenen Türkler İstanbul’a göç etmekteydi. Halide Edip Adıvar’da bu dönemlerde hasta bakıcılık yapmaktaydı. Askerler ve halk ile bir arada olmasının izleri eserlerinde görülür. Halide Edip Adıvar, toplumsal konularda kadını işlemiştir. Kadını, fikir önderi olarak gösterir. Kadına yüklenilen geleneksel rollere yer vermez. Öncesinde kadın zayıf karakterli, köle, cariye, yazgısına boyun eğen gibi olumsuz özellikler ile yer almaktaydı. Mesela, Samipaşazade Sezai’nin Sergüzeşt romanında kadın karakter Dilber bir köleydi. Ahmet Mithat Efendi ‘nin Müşahedat’ında anlatılan kadınlar da korunmaya muhtaç, zayıf karakterliydi. Yakın tarihimizin edebiyatımızdaki önemli kadın yazar ve şairlerini Adalet Ağaoğlu, Kerime Nadir, Füruzan, Tomris Uyar, Duygu Asena, İnci Aral, Buket Uzuner, Sevgi Sosyal, Sevim Burak, Fatma Ali, Ayşe Zekiye, Leyla Erbil, Gülten Akın, Didem Madak olarak sıralayabiliriz. Ve daha nice kadın… Ve ben Kazdağ Çiğdemi … Sevgili okurlarım, hem genç bir kadın yazar olarak hem geleceğin sosyoloğu olarak sizlere biz kadınların edebiyattaki yerini anlatmak istedim. Bu konu çok önemli ve geniş bir konu. Üzerine çalışıp araştırılması gerekir. Yazımı okurken aklınıza birçok konu, birçok isim gibi eklemek istediklerinizin olacağını biliyorum. Dediğim gibi ‘Kadın ve Edebiyat’ geniş bir konu. Ayrıntılı olarak hepsini bir yazıya sığdırmak mümkün değil. Bunu da belirtmek istiyorum. Yazımı isimlerini saydığım değerli kadın yazarlarımız gibi edebiyatımızda yer edinme niyetimi olduğunu sizler ile paylaşmak istiyorum. Ne dersiniz başarabilir miyim? …

İLK KURŞUN

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

ABD koronavirüsle savaşırken büyük skandal ortaya çıktı! Dev fabrika koronalı işçileri çalıştırmış! Korona virüsü laboratuvarda mı üretildi? '10 bin mülteci çocuk Avrupa'da organ mafyasına teslim edildi' İşgali bitti zehri kaldı! ABD Iraklı çocukların kanında dolaşıyor